2026'da 1984'ü yaşamak...
Bugün biraz bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Aslında sadece bir kitaptan değil, yıllar önce yazılmış olmasına rağmen hâlâ güncelliğini koruyan bir başyapıttan. George Orwell'in 1984 romanından.
Şair ölür ama şiir yaşar...
Dün, Türk edebiyatının ve dünya şiirinin en büyük isimlerinden biri olan Nazım Hikmet'i ölümünün yıl dönümünde bir kez daha andık. Aradan geçen onlarca yıla rağmen onun dizeleri hâlâ sokaklarda, meydanlarda, kitap sayfalarında ve insanların yüreğinde yaşamaya devam ediyor.
Hazirana doğru...
Haziran geliyor. Nedense bu ayın adı bile insanın içine güzel duygular dolduruyor. Sanki uzun süredir beklediğimiz güzel günler yavaş yavaş kapıya dayanıyor gibi…Kışın o kasvetli havası, erken kararan günler, bitmek bilmeyen yorgunluklar geride kalıyor. Güneş biraz daha fazla yüzünü gösteriyor.
Bayram gelip geçerken...
Kurban Bayramı’nın üçüncü günündeyiz. Umarım herkesin bayramı güzel geçiyordur. Kimimiz memlekete gitti, kimimiz tatile çıktı, kimimiz de sevdikleriyle aynı sofrada buluşmanın huzurunu yaşadı. Bayramlar biraz da böyledir zaten; insanın içini yumuşatır.
İstanbul'a yağmur yakışıyor
İstanbul’a yağmur gerçekten çok yakışıyor. Bilmiyorum, belki de bu şehrin ruhunda biraz hüzün olduğu için…Yağmur başlayınca İstanbul başka bir yere dönüşüyor sanki. Sokakların sesi değişiyor,insanların yürüyüşü yavaşlıyor,camlara düşen damlalar bile insana bir şeyler anlatıyor.
