DÜNYA LİTERATÜRÜNE GİREN ALBÜM: ESER OYTUN’DAN TÜRKİYE’DE BİR İLK
Besteci, The Chapman Stick ve Touchstyle Gitar sanatçısı, müzik eğitmeni Eser Oytun, kendi bestelerinden oluşan “A Century Ahead: The Chapman Stick Manifesto” albümüyle müzik dünyasında dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Türkiye’de The Chapman Stick ve Touchstyle Gitar alanında yayımlanan ilk albüm olma özelliğini taşıyan proje, enstrümanların müzikal sınırlarını yeniden değerlendiren özgün bir manifesto niteliği taşıyor. Sekiz enstrümantal parçadan oluşan albümün aranje, düzenleme ve orkestrasyonlarını da Eser Oytun üstlendi. Albümde yer alan Touchstyle Gitar Konçertosu’nun ikinci bölümü “Andante in C minor” ise bu formatta dünya çapında yazılmış ilk örnekler arasında yer alıyor.
Bir Enstrümanda Orkestranın Bütünlüğü
Eser Oytun’un müzikal yaklaşımının merkezinde, The Chapman Stick ve Touchstyle Gitarın sunduğu çok yönlü ifade olanakları bulunuyor. Tek bir enstrüman üzerinde bas, ritim, akor ve ana melodinin aynı anda icra edilebilmesi, bu çalgıları geleneksel gitar anlayışının ötesine taşıyor. Sağ ve sol elin birbirinden bağımsız iki piyanist gibi çalıştığı çift elle basma (two-handed tapping) tekniğiyle sanatçı, zengin ve çok katmanlı bir müzikal yapı oluşturuyor. Oytun, bu enstrümanların yalnızca modern orkestralarda eşlik görevi üstlenen çalgılar olarak değerlendirilmesine karşı çıkıyor. Ona göre The Chapman Stick ve Touchstyle Gitar, klasik müzik orkestralarında da sahnenin merkezinde yer alabilecek güçlü solist enstrümanlar. Albümde bu düşüncesini besteleri ve orkestrasyonlarıyla ortaya koyuyor. Albümün adı da bu vizyonu yansıtıyor. Enstrümanın sunduğu teknik ve müzikal olanakları değerlendiren Oytun, bu yapının adeta 100 yıl sonrasının müzikal anlayışını temsil ettiğine inanıyor. “A Century Ahead” ismi de bu gelecek perspektifinden doğuyor.
Müzikten Nota Literatürüne Uzanan Proje
Albüm, aynı zamanda kapsamlı bir eğitim projesinin ilk adımını oluşturuyor. Eserlerdeki ayrıntılı notasyonları ve çift elle basma tekniğine ilişkin icra detaylarını içeren şarkı kitabı ve metot çalışmasının da önümüzdeki dönemde yayımlanması planlanıyor. Eser Oytun, bu çalışmasıyla The Chapman Stick ve Touchstyle Gitarı geleneksel eşlik anlayışının dışına çıkararak solist birer çalgı olarak müziğin merkezine taşımayı hedefliyor. Albüm tüm dijital platformlarda yayında. Instagram: https://www.instagram.com/eseroytunofficial/ Spotify: https://open.spotify.com/track/7EEuyBf0P2PKOTZI9LqzGO
Doç. Terapist Gülnaz Çalıkoğlu’ndan müziğin psikoloji ve bilinçaltı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalar Doç. Terapist Gülnaz Çalıkoğlu, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkisine dikkat çekerek dinlenen şarkıların sözlerinin, düşünceler ve bilinçaltı üzerinde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Ürettiği eserlerde pozitif enerji, manevi destek ve çözüm odaklı mesajları ön planda tutmaya çalıştığını belirten Çalıkoğlu, müzik dinleme alışkanlığının hafife alınmaması gerektiğini ifade etti. Yıllardır mesleği gereği danışanlarından çok sayıda gerçek hikâye dinlediğini, kendi yaşam deneyimlerinin de eserlerine yansıdığını anlatan Gülnaz Çalıkoğlu, sanatını insanlara fayda sağlama niyetiyle şekillendirdiğini dile getirdi. Ona göre müzik yalnızca kulağa hitap eden bir sanat değil, aynı zamanda insanın düşünce dünyasını etkileyen güçlü bir araç. Şarkı sözlerinin zamanla bilinçaltına yerleşebileceğini belirten Çalıkoğlu, bu nedenle dinlenen eserlerin taşıdığı mesajların önemsenmesi gerektiğini söyledi. Kendi müzik yolculuğundaki değişime de değinen Çalıkoğlu, yıllar önce psikoloji ve bilinçsiz aşk üzerine yazdığı bazı şarkıların bugün aynı bakış açısıyla kaleme alınmayacağını ifade etti. Geçmişte farkındalığının bugünkü kadar gelişmediğini belirten sanatçı, “Sütü Bozuk” adlı eserini de esprili bir dille örnek gösterdi. Şarkı sözlerinin insanın düşüncelerini etkileyebileceğine dikkat çeken Çalıkoğlu, artık daha bilinçli, pozitif ve çözüm odaklı eserler üretmeyi tercih ettiğini vurguladı. “Güzel niyetle güzellikler ekmek ve bırakmak” anlayışını müzikal çalışmalarının temel misyonu olarak tanımlayan Çalıkoğlu, bundan sonraki eserlerinde de pozitif ve manevi destek içeren mesajlara ağırlık vereceğini belirtti. Çalıkoğlu, edebiyat alanındaki çalışmalarına da değinerek son kitabı “Bir Terapistin Kaleminden” adlı eserinin gerçek hikâyelerden oluşan özel bir çalışma olduğunu açıkladı. Kitabın teminini danışanları, seminerlerine katılanlar ve imza gününe gelenlerle sınırlı tuttuğunu ifade eden Gülnaz Çalıkoğlu, tüm eserlerini dinleyenlere ve okurlarına sevgilerini iletti. Müzik ve edebiyatı insanlara umut, farkındalık ve manevi destek sunmanın bir yolu olarak gören Çalıkoğlu’nun mesajı ise oldukça net: İnsanlar yalnızca ne konuştuklarına değil, gün içerisinde hangi sözleri dinlediklerine de dikkat etmeli.
NEJDET KARAKAYA’DAN YAŞANMIŞ BİR HAYATIN İÇTEN ANLATIMI: “BABAMIN GÖLGESİNDE”
Gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı “Babamın Gölgesinde” adlı kitabıyla okuyucuların ilgisini gören Nejdet Karakaya, hayatın içinden süzülen acıları, kayıpları, sorumlulukları ve aile bağlarını samimi bir dille anlatıyor. Tamamen kendi yaşamından izler taşıyan eser, yalnızca bir hayat hikâyesi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyucularını anne ve babaların yaşadığı zorluklar üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Karakaya’nın yazarlık yolculuğu, yakın dostu Doç. Terapist, yazar, bestekâr ve müzik yapımcısı Gülnaz Çalıkoğlu’nun teşvikiyle başlamış. Uzun zamandır yazmayı düşündüğünü ancak bir türlü ilk adımı atamadığını belirten Karakaya, Çalıkoğlu’nun “Sen kaleme al, başla yazmaya, gerisi bende” sözlerinin kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ediyor. Çevresindeki insanların insanı iyiye ya da yanlışa yönlendirebildiğine dikkat çeken yazar, kendisini üretmeye teşvik eden ve her zaman destekleyen dostuna gönülden teşekkür ediyor.
Kitabına adını veren “Babamın Gölgesinde” ifadesi ise eserin en çarpıcı yönünü oluşturuyor. Karakaya, çocuk yaşta annesini bir yangında kaybetmesinin ardından babasının yaşadığı yalnızlığa ve sonrasında kurduğu yeni hayatında karşılaştığı zorluklara tanıklık ediyor. Yıllar sonra kendisi de evlenip üç çocuk sahibi olan Karakaya, çocuklarının annelerini erken yaşta kaybetmesiyle benzer bir hayat sınavıyla karşı karşıya kalıyor. Babasının yaşadığı arada kalmışlıkları çocuklarına yaşatmamak adına önemli bir karar alıyor ve üç çocuğunu tek başına, hem annelik hem babalık sorumluluğunu üstlenerek büyütüyor. Yaşadığı bütün bu süreçleri süslemeden, halkın anlayabileceği doğal ve sade bir dille anlatmayı tercih eden Nejdet Karakaya, kitabının okuyuculara bir ışık olmasını istiyor. Eserin taşıdığı en önemli mesajlardan biri ise babaların görünmeyen mücadelesine dikkat çekmesi. Toplumda zorluklar karşısında çoğunlukla annelerin fedakârlıklarının konuşulduğunu belirten Karakaya, babaların da kendilerine özgü ağır sorumluluklar taşıdığını hatırlatıyor. “Lütfen biraz babaları da unutmayın” çağrısında bulunan yazar, “Babamın Gölgesinde” ile okuyucularına empatiyi, aile olmayı ve hayatın zor seçimleri karşısında ayakta kalabilmeyi hatırlatıyor.
Fısıltı Haberleri İstanbul Temsilcisi Selhan Özdemir, gazetecilikten şiire, müzikten televizyon programlarına uzanan sanat yolculuğuyla dikkat çekiyor.
Fısıltı Haberleri İstanbul Temsilcisi Selhan Özdemir’in hazırlayıp sunduğu "Selhan Özdemir’le Gezelim programı, duayen gazeteci, Türkiye İnternet Gazeteciliği Sakarya İl temsilcisi ve sanat İNSANI, Sabahattin Birinci’nin yönetiminde, yurt içinden ve yurt dışından renkli görüntüleri izleyiciyle buluşturarak geniş kitlelere ulaşmaya devam ediyor.
Görsel zenginliği, farklı şehirlerden kültürel dokunuşları ve gezi dünyasına açılan penceresiyle dikkat çeken program, izleyicilerin ilgiyle takip ettiği yapımlar arasında yer alıyor. Yurt dışına da açılan program, yeni rotaları ve farklı kültürleri ekranlara taşımanın heyecanını yaşıyor.
ŞİİRLERİNDEN ŞARKILARA UZANAN BİR SANAT YOLCULUĞU
Gazetecilik kimliğinin yanı sıra şiire ve müziğe olan tutkusu da bilinen Selhan Özdemir, “Gözüm Üstüne” adlı şiir kitabıyla edebiyat dünyasındaki yerini aldı. Kitabındaki üç şiirinin şarkıya dönüştürülmesi, bestelenmesi ve klip çalışmalarının yapılması, onun sanat yolculuğuna müzikal bir boyut kazandırdı.
Son günlerde programının gördüğü ilgiyle gündeme gelen Özdemir, bu kez ünlü programcı Süleyman Kasap’ın HAZIRLADIĞI'SÜLEYMAN KASAPLA *Tempo Vakti”** programına konuk oldu. Ünlü sanatçı Ayten Başbuğ’un profesyonel sunumuyla renklenen programda şiirler okundu, şarkılar seslendirildi ve sanat dolu anlar yaşandı.
29 EKİM COŞKUSUNU EKRANLARA TAŞIDI
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla programa katılan Selhan Özdemir, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladı. Özdemir, konuşmasında Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve özlemle andı.
Fısıltı Haberleri çatısı altında yürüttüğü çalışmalarından da söz eden Özdemir, SAYIN FISILTI HABERLERİ Genel Yayın Yönetmeni Sabahattin Birinci ile uyumlu bir çalışma yürütmenin kendisi için önemini dile getirdi.
GAZETECİLİK, ŞİİR, MÜZİK VE GEZİ…
Selhan Özdemir, bir yandan gazetecilik çalışmalarını sürdürürken diğer yandan şiirleri, şarkıları ve ekran projeleriyle sanatın farklı alanlarında izleyici ve okuyucularıyla buluşuyor.
“Selhan Özdemir’le Gezelim” programının yurt dışına uzanan yolculuğu da bu çok yönlü çalışmaların yeni bir sayfasını oluşturuyor.
Mikrofonda şiirleriyle, ekranda gezi programıyla, gazetede kaleme aldığı haberleriyle yoluna devam eden Özdemir, gazetecilik ve sanatın farklı renklerini aynı çatı altında buluşturuyor. Bir koltukta on karpuz taşıyan Selhan Özdemir Fısıltı haberlerindeki çalışmalarıyla takdir topluyor.
SERKAN ARANCI, AVRUPA’DA KENDİ TÜRK KUAFÖR MARKASINI YARATIP SERİ OLARAK PİYASAYA SUNDU
32 yılı aşkın meslek deneyimiyle saç tasarımı alanında uluslararası başarılara imza atan Serkan Arancı, Türkiye’de başlayan kariyerini Avrupa’ya taşıyarak önemli bir marka hikâyesine dönüştürdü. Kuaförlük sanatındaki uzmanlığını girişimcilikle birleştiren Arancı, bugün hem kendi salonu hem de kendi ismini taşıyan saç bakım ürünleri serisiyle Avrupa ve Türkiye pazarında yer alıyor. Meslek hayatına İstanbul’da lüks kuaför salonlarında başlayan Serkan Arancı, kariyerinin ilk yıllarında sanat, cemiyet ve moda dünyasından birçok ünlü isim ile modelin saç tasarımlarını gerçekleştirdi. Daha sonra kardeşi Ender Arancı ile birlikte kendi kuaför salonunu kurarak girişimcilik yolunda ilk adımını attı. 2003 yılında Almanya’ya yerleşen Arancı, 2011’de Düsseldorf’ta HairClubs by
Serkan Arancı adlı salonunu hizmete açtı
Özellikle sanatsal topuzlar, gelin ve nişan saçları ile avangard tasarımlardaki uzmanlığı sayesinde Avrupa’da tanınan bir isim hâline gelen Arancı, uluslararası alandaki başarısını ödüllerle de taçlandırdı. 2014 yılında 22 ülkeyi geride bırakarak L'Oréal Paris Akademisi ile ilişkilendirilen uluslararası kuaförlük organizasyonunda birincilik elde etti. Paris’te düzenlenen Mondial Coiffeur de Beauty (MCB) ve Düsseldorf’taki Top Hair & Beauty Messe gibi önemli organizasyonlarda sahne alarak mesleki birikimini uluslararası platformlara taşıdı. Televizyon programlarında saç ve güzellik üzerine sunduğu içeriklerle de geniş kitlelere ulaştı. Arancı’nın kariyerindeki önemli gelişmelerden biri de kuaförlük hizmetlerinin ötesine geçerek kendi saç bakım ürünleri serisini oluşturması oldu. Yurt dışında dünyaca ünlü markalarla edindiği deneyimi kendi girişimine aktaran Arancı, farklı saç tiplerine yönelik şampuanlar, saç bakım maskeleri, saç yağları, saç köpüğü ve saç spreyinden oluşan özel bir seri hazırladı. Serkan Arancı imzasını taşıyan ürünler, başta Almanya’nın Düsseldorf şehri olmak üzere Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de piyasaya sunuldu. Mesleki deneyimini kendi markasına dönüştüren Serkan Arancı, uluslararası kuaförlük alanındaki birikimini saç tasarımından saç bakım ürünlerine uzanan çalışmalarıyla güçlendirerek Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan marka yolculuğunu sürdürüyor.
MİNE ÇAKMAKCI: EKRANIN GÜÇLÜ, IŞILTILI VE BAŞARILI YÜZÜ
Türk televizyon haberciliğinin dikkat çeken isimlerinden Mine Çakmakcı, haber sunumundaki kendine özgü tarzı, güçlü iletişimi ve ekran enerjisiyle medya dünyasındaki çalışmalarını sürdürüyor. Haber spikerliği ve program moderatörlüğünü bir arada yürüten Çakmakcı, gündemin farklı başlıklarını izleyiciyle buluştururken mesleki birikimi ve yorum gücüyle öne çıkıyor.
16 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Mine Çakmakcı, Kocaeli Üniversitesi Çevre Bölümü mezunu. Televizyon kariyerine TGRT Haber Tv’de adım atan Çakmakcı TGRT Haber TV'de uzun süre görev aldı. Mesleki yolculuğuna BBN Türk ve Master Haber TV'de devam ederek farklı yayın formatlarında deneyim kazandı. 2024 yılından itibaren Lider Haber TV bünyesinde tam zamanlı haber spikeri ve moderatör olarak görev yapan Çakmakcı, hafta içi her gün ekrana gelen “Mine Çakmakcı ile Haber Saati” programıyla izleyicilerle buluşuyor.
Saat 13.00-15.00 arasında yayınlanan programında iç ve dış siyasetten güncel gelişmelere kadar gündemin önemli başlıklarını ele alan Çakmakcı, haberleri aktarmanın yanı sıra konuları farklı yönleriyle değerlendirmeye de önem veriyor. Gündemi takip eden yaklaşımı, konuklarıyla kurduğu iletişim ve moderasyon becerisi, programın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor.
Mesleki başarısını aldığı ödüllerle de taçlandıran Mine Çakmakcı, bugüne kadar “En İyi Spiker” ve “En Başarılı Ekran Yüzü” gibi çeşitli ödüllere layık görüldü. Bu başarılar, televizyon haberciliğindeki emeğinin ve istikrarlı çalışmalarının önemli bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Yetenekleri, çok yönlü birikimi, vizyonu ve kendine özgü çalışma tarzıyla dikkat çeken Çakmakcı; pozitif enerjisi, güçlü iletişimi, ışıltısı ve ekran duruşuyla da izleyicide kendine özgü bir etki bırakıyor. Mesleğine duyduğu bağlılığı ve gelişime açık yaklaşımıyla medya dünyasındaki yolculuğunu sürdüren Mine Çakmakcı, habercilikte kendine ait bir çizgi oluşturmayı hedefleyen isimler arasında yer alıyor.
0
0
0
0
0
0
Yorumlar
Yorum yapmak için, isterseniz giriş yapabilir veya kayıt olabilirsiniz.