Mektupların izinde...
Dün, Türkiye’nin köklü kurumlarından Posta ve Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) kuruluş yıl dönümüydü. Belki artık eskisi kadar mektup yazmıyoruz, haberleşmek için günlerce yol gözleyen insanlar da kalmadı. Bir mesajla dünyanın öbür ucuna ulaşabiliyor, birkaç saniyede fotoğraf gönderebiliyoruz.
Gazeteciler için hep mücadele...
21 Ekim Gazeteciler Günü'nü geride bıraktık. Bugüne dair bir şeyler söylemek isterim. Her 21 Ekim geldiğinde gazetecilerin önemi hatırlanıyor. Sosyal medyada mesajlar paylaşılıyor, telefonlar açılıyor, tebrikler iletiliyor. Elbette meslektaşlarımızın hatırlanması güzel.
Herkes biliyordu kimse engel olmadı!
Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi romanı, yalnızca bir cinayetin hikâyesi değildir. Aynı zamanda bir toplumun, göz göre göre yaklaşan felakete nasıl seyirci kaldığının anlatısıdır.
İnsan doğuştan mı kötüdür, yoksa kötülüğü mü öğrenir?
Bazı kitaplar vardır, son sayfasını çevirdiğinizde bitmez. Kapağını kapatır, rafa kaldırır, başka kitaplara geçersiniz ama anlattığı hikâye bir yerlerde sizinle yaşamaya devam eder. Çünkü o kitaplarda yalnızca başkalarının hayatlarını değil, kendinizi de bulursunuz.
İstanbul'da ihmalkarlıklar sarmalı
Maltepe’de 7 katlı bir binanın ilk üç katının çökmesi, İstanbul’un yıllardır konuştuğu ama bir türlü yeterince önem vermediği bir gerçeği yeniden önümüze koydu: Ruhsata aykırı yapılaşma yalnızca bir imar meselesi değildir. Doğrudan can güvenliği meselesidir. Ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcı.
