İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hazirana doğru...

Hazirana doğru...

Haziran geliyor.
Nedense bu ayın adı bile insanın içine güzel duygular dolduruyor.
Sanki uzun süredir beklediğimiz güzel günler yavaş yavaş kapıya dayanıyor gibi…

Kışın o kasvetli havası, erken kararan günler, bitmek bilmeyen yorgunluklar geride kalıyor.
Güneş biraz daha fazla yüzünü gösteriyor.
Sabahları insan daha umutlu uyanıyor.
Akşamları pencereye vuran rüzgâr bile başka hissediliyor.

Haziran bana hep yeniden başlamayı hatırlatıyor.
Yeni planları, yeni yolları, yeni anıları…
Belki gidilecek bir tatil rotasını…
Belki uzun zamandır görüşemediğiniz dostlarla kurulacak kalabalık sofraları…
Belki de sadece deniz kenarında içilecek sade bir çayın huzurunu…

Şimdiden herkes plan yapmaya başladı bile.
Kimisi valiz hazırlıyor, kimisi izin tarihlerini ayarlıyor, kimisi de “Bu yaz kendime daha çok zaman ayıracağım” diyor.
Bence insanın bazen gerçekten durup nefes almaya ihtiyacı var.
Hayatın telaşı içinde kendimizi çok ihmal ediyoruz.

Oysa yaz ayları biraz da ruhumuzu dinlendirmek için var.
Ailece çıkılan yolculuklar, dostlarla edilen uzun sohbetler, gece geç saatlere kadar süren kahkahalar…
Belki yıllar sonra bile hatırlanacak küçücük anılar biriktireceğiz yine.

Çocuklar için ayrı güzel mesela yaz mevsimi.
Okullar kapanacak, sokaklar şenlenecek.
Dondurma yiyen çocukların neşesi bile insanın moralini yükseltiyor.
Eskiden yaz tatili denince içimiz kıpır kıpır olurdu.
Şimdi büyüdük belki ama insanın içinde o heyecan hiç kaybolmuyor aslında.

Bir de yaz akşamlarının başka bir büyüsü var bence.
Telaş biraz azalıyor sanki.
İnsan sevdiği insanlarla aynı masada oturunca dünyanın bütün yükü hafifliyor.
Bazen bir balkon sohbeti bile terapi gibi geliyor insana.

Haziran yaklaşırken içimde garip bir umut oluşuyor benim.
Sanki her şey biraz daha güzel olacakmış gibi hissediyorum.
Belki gerçekten olur, neden olmasın?
İnsan bazen sadece güzel şeylere inanmak istiyor.

Umarım bu yaz hepimize iyi gelir.
Biraz huzur, biraz sağlık, biraz mutluluk getirir.
Bol kahkahalı, bol anılı, sevdiklerimizle yan yana olduğumuz günler yaşatır.

Çünkü hayatın en güzel tarafı aslında çok basit.
Sevdiğin insanlarla aynı gökyüzünün altında, güzel bir akşamüstünü paylaşabilmek…
Bence bütün mesele biraz da bu.

Yorumlar