İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İstanbul'a yağmur yakışıyor

İstanbul'a yağmur yakışıyor

İstanbul’a yağmur gerçekten çok yakışıyor.
Bilmiyorum, belki de bu şehrin ruhunda biraz hüzün olduğu için…

Yağmur başlayınca İstanbul başka bir yere dönüşüyor sanki.
Sokakların sesi değişiyor,
insanların yürüyüşü yavaşlıyor,
camlara düşen damlalar bile insana bir şeyler anlatıyor.

Bugünlerde şehir yine yağmurlu.
Gökyüzü gri belki ama garip bir huzur var havada.
Çayın daha güzel geldiği,
müziğin daha derinden hissedildiği,
insanın biraz daha düşünmek istediği günlerden geçiyoruz.

Ben yağmuru seven insanlardanım.
Çünkü yağmur insana kendini dinletiyor.
Normalde fark etmeden geçtiğimiz duygular bir anda görünür oluyor.
İnsan biraz geçmişi düşünüyor,
biraz hayallerini,
biraz da özlediklerini…

Belki de bu yüzden yağmurlu havalarda yazma isteği artıyor.
Kalem insanın eline daha sık gidiyor.
Cümleler daha içten çıkıyor.
Sanki yağmur sadece sokakları değil, insanın içini de yıkıyor.

Attilâ İlhan’ın şu sözü ne kadar güzel:
“Yağmur bir yağsa da beraber ıslansak.”

Aslında bazen insanın ihtiyacı olan şey tam da bu.
Hayatı biriyle paylaşabilmek.
Bir kahveyi,
bir sessizliği,
bir yağmur sesini…

Çünkü güzel olan sadece güneşli günler değil.
İnsan sevdiği kişiler yanındaysa yağmurlu günler de güzelleşiyor.
Hatta bazen en samimi sohbetler yağmur altında yapılıyor.
En içten cümleler gri havalarda kuruluyor.

Belki hayat da biraz buna benziyor.
Her zaman güneş açmıyor.
Bazen yoruluyoruz,
bazen içimiz daralıyor,
bazen kendimizi kaybolmuş hissediyoruz.
Ama önemli olan dışarıdaki hava değil galiba.
İnsanın içinde hâlâ umut taşıyabilmesi.

Gökyüzü ne kadar kapalı olursa olsun, gönlümüzdeki ışığı kaybetmemek gerekiyor.
Çünkü insanın içindeki aydınlık sönerse, en güneşli gün bile karanlık geliyor.

Bugün yağmur yağıyor diye hayat durmuş değil.
Aksine, şehir bütün o gri görüntüsünün içinde yine yaşamaya devam ediyor.
Vapurlar geçiyor,
martılar bağırıyor,
insanlar koşuşturuyor…
Ve bir yerlerde mutlaka biri sevdiğine sarılıyor.

Belki de hayatın en güzel tarafı bu.
Her şeye rağmen devam etmesi.

Ben yağmurlu İstanbul’u bu yüzden seviyorum.
İnsana hem huzuru hem özlemi aynı anda hissettiriyor.
Bir yandan düşündürüyor,
bir yandan da kalbinize iyi geliyor.

Dilerim yağmur sadece toprağa değil, ruhumuza da bereket getirir.
Ve hava ne kadar yağışlı olursa olsun, gönlümüzden güneş hiç eksik olmaz.

Yorumlar