İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bayram gelip geçerken...

Bayram gelip geçerken...

Kurban Bayramı’nın üçüncü günündeyiz.
Umarım herkesin bayramı güzel geçiyordur.
Kimimiz memlekete gitti, kimimiz tatile çıktı, kimimiz de sevdikleriyle aynı sofrada buluşmanın huzurunu yaşadı.
Bayramlar biraz da böyledir zaten; insanın içini yumuşatır.
Koşturmanın arasında unuttuğumuz duyguları yeniden hatırlatır bize.

Bu devirde herkes çok yorgun.
Kiminin işi var, kiminin derdi, kiminin içinden çıkamadığı meseleleri…
Ama ne olursa olsun, bayramlar bütün bu yüklerin arasında kısa bir mola gibi geliyor bana.
Bir telefon sesi, bir kapı zili, bir sarılma bile insanın kalbine iyi geliyor.

Belki hâlâ unutanlar vardır diye ben yine de hatırlatmak isterim.
Bayram sadece tatil değildir.
Bayram; aile büyüklerini ziyaret etmektir.
Uzakta olanı arayıp “Nasılsın?” diyebilmektir.
Küçüklerin başını okşayıp harçlık vermektir.
Kırgınlıkları biraz olsun kenara bırakabilmektir.

Eskiden bayram sabahlarının başka bir heyecanı vardı.
Yeni kıyafetler hazırlanır, erkenden kalkılır, büyüklerin eli öpülürdü.
Şimdi zaman değişti belki ama bazı değerlerin değişmemesi gerekiyor.
Çünkü bizi biz yapan şey tam da bu gelenekler.

Bir çocuğun bayram harçlığı alırken gözlerinin içinin parlaması mesela…
Bir annenin, evladı kapıdan girince yüzündeki o tarifsiz mutluluk…
Bir dedenin torununa sarılırken gözlerinin dolması…
İşte bayram dediğimiz şey aslında tam olarak bunlar.

Bazen teknoloji yüzünden birbirimize çok yakınmışız gibi hissediyoruz ama aslında giderek uzaklaşıyoruz.
Aynı evin içinde bile herkesin elinde telefon var.
Oysa bayram biraz da telefonu bırakıp göz göze konuşabilmek değil mi?
Bir sofranın etrafında toplanıp gerçekten birbirimizi dinlemek değil mi?

Ben aile olmanın çok kıymetli olduğuna inanıyorum.
Hayat insanı bazen çok sert yerlere savurabiliyor.
Ama insanın arkasında ailesi varsa, sevgiyi hissediyorsa daha güçlü durabiliyor.
O yüzden bayramları sadece birkaç günlük resmi tatil gibi görmek büyük haksızlık olur.

Bayram; sevgiyi hatırlamaktır.
Vefayı unutmamaktır.
Paylaşmanın hâlâ ne kadar güzel bir şey olduğunu yeniden anlamaktır.

Belki de bugün yapılacak en güzel şey; uzun zamandır aramadığınız bir büyüğünüzü aramak, bir çocuğu sevindirmek, kırgın olduğunuz biriyle yeniden konuşmayı denemektir.

Çünkü günün sonunda geriye kalan şey ne para oluyor ne de başka bir şey…
Geriye sadece insanlar, anılar ve kalpten kurulan bağlar kalıyor.

Yorumlar