Yolculuğun son vagonu
Bazı kapılar vardır…İnsan o kapıdan içeri girerken sesi de kalbi de kendiliğinden yavaşlar. Bir bakım evinin kapısından içeri adım attığınızda tam olarak böyle hissedersiniz. Dışarıdaki hayatın telaşı kapının dışında kalır.
Kelimelerin sihiri ve gölgesi
Dil bazen susarak konuşur. En çok da kelimelerin gölgesinde. Biz konuştuğumuzu sanırız,ama çoğu zaman ima ederiz. Söyler gibi yapar,söylemeyerek anlatırız. Kelimeler bazen masum değildir. Yüzyılları sırtinda taşırlar.
28075 kere evet
Nikâh masasında sorulan soru kısa. “İyi günde, kötü günde… kabul ediyor musunuz? ”Kimse detayları önemsemiyor,tıpkı banka kredisi için atılan sayfalarca minnacık puntolarla yazılan sözleşmeler gibi. Alt maddeler yok çünkü. Oysa o masada sadece bir kişiye değil,hayata 28075 kere evet deniyor.
Kral Kaybederse… Peki biz ne kaybettik?
Diziyi izlemeyenler için kısa bir özet vermek lazım. Kenan Baran, paranın gücünü insanlığın önüne koymuş bir adamdı. Güç, unvan, para, korku. Hepsiyle kendine bir krallık kurmuş ama içi bomboş bir saraya sıkışmıştı.
Vakit varken vaktinde...
Vakit varken insan kendine dönmeli. Çünkü hayatın takvimi hep bugünden eksilir; yarın ise hiçbir zaman düşündüğümüz kadar yakın ve kesin değildir. Çoğu zaman değerimizi başkalarının gözünde ararken, en önemli gerçeği unuturuz: Senden başka sen yok.
