Alaylı müteahhit olmamalı
Deprem mi öldürür yapılar mı? Diye bir soru sorsam, soruma ülkenin yüzde doksanı yapılar cevabını verecektir. Yapıların yanında bizi öldürecek şeyler; bilinçsizlik, paniklemek, ne yapacağımızı ve nasıl davranacağımızı bilmemezlik diye sıralarım.
Ah şu el alem
İnsanlar neden yaşamlarının bir köşesinde el alem ne der? Sorusuna yer veriyorlar. Çoğumuz benimsemese de ele güne karşı yaşıyoruz. Ele aleme ayıp olur dürtüsü hayatımızın her anında bizlere eşlik ediyor. El için takıp takıştırıp giyiniyoruz, el için temizlik yapıyoruz.
Ülkeme bayram ola
Bir yanda sevinç bir yanda hüznü yaşadığımız gelenektir bayramlarımız. Geçmişte kaybettiklerimizi yad edip yokluklarına üzüldüğümüz, gelecekteki günlerimize umutla baktığımız “şükür bu bayramı da gördük” diye sevindiğimiz günlerin adıdır bayramlarımız.
Korkular ülkesi olduk
Artık siyaset eski siyaset değil, ülke yönetiminde şeffaflık ve tevazu kalmamış, baskıcı monarşinin hâkim olduğu zamanlardan geçiyoruz. Her yeni güne korkularla başlıyoruz. Hür yaşamımıza prangalar vuruluyor.
Sana söz yine baharlar gelecek
Ülkemde son dönemde sözüm ona bir bahar havası var. Binlerce şehit verdiğimiz, çocuklarımızın yetim kaldığı, ocaklarımıza ateşlerin düştüğü, yıllarca yaşadığımız toprağımızı ve evlerimizi terk ettiğimiz terör belasından kurtuluş adımlarının atıldığına seviniyoruz.
