İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Arnavutköy deyince...

Arnavutköy deyince...

Bazı ilçeler vardır; geçmişiyle bugünü arasında mesafe vardır. Bazıları ise geçmişini sırtında taşıyarak geleceğe doğru koşar. Arnavutköy tam da böyle bir yer. İstanbul’un bugün en hızlı değişen bölgelerinden biri olan Arnavutköy’e bakarken sadece yeni yolları, yükselen binaları, fabrikaları, ulaşım yatırımlarını ya da İstanbul Havalimanı’nı görmemek gerekiyor. Çünkü Arnavutköy, aslında İstanbul’un yakın tarihinin küçük bir özeti… Bir zamanlar köylerin, ormanların, tarlaların, göllerin ve küçük yerleşimlerin bulunduğu bu geniş coğrafya, bugün İstanbul’un geleceğinin en önemli merkezlerinden biri haline geliyor.

Bir zamanlar İstanbul sayılmazdı

Arnavutköy’ün hikâyesi bugünden başlamıyor. Bölgenin geçmişi oldukça eski. Kaymakamlığın tarihçesine göre Arnavutköy sınırları içerisindeki Filiboz Viranlığı’nda antik bir yerleşimin izlerine rastlanıyor. Bugünkü Durusu’nun, yani Terkos çevresinin tarihi ise yaklaşık bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Bölgedeki Trikos Kalesi, Doğu Roma döneminde İstanbul’un savunma hatlarından birinin parçasıydı. Sonra yüzyıllar geçti. Osmanlı geldi, İstanbul büyüdü, Cumhuriyet kuruldu. Arnavutköy ise uzun yıllar İstanbul’un merkezinden uzakta, kendi halinde yaşayan bir yerleşim olarak kaldı.
Ama İstanbul büyüdükçe çeperleri de büyümeye başladı. Arnavutköy de bu büyümenin içinde yavaş yavaş değişti.

Köyden beldeye beldeden ilçeye 

Arnavutköy önce Eyüp’e bağlı bir köydü. Gaziosmanpaşa’nın 1963’te ilçe olmasıyla bu ilçeye bağlandı. 1987’de belde statüsüne kavuştu. Çevresindeki Hadımköy, Durusu, Boğazköy, Bolluca, Haraççı ve Taşoluk gibi yerleşimler de zaman içerisinde kendi belde kimliklerini kazandı.

Asıl büyük değişim ise 2008 yılında geldi. 5747 sayılı kanunla Arnavutköy ilçe oldu. Boğazköy, Bolluca, Durusu, Haraççı, Hadımköy ve Taşoluk gibi yerleşimler yeni ilçenin sınırları içerisinde birleşti. Böylece Arnavutköy, yaklaşık 45 yıllık Gaziosmanpaşa bağlantısının ardından kendi başına bir İstanbul ilçesi haline geldi. İlk kurulduğunda 506,52 kilometrekarelik alanıyla İstanbul’un yüzölçümü bakımından en büyük ilçelerinden biri oldu; sonraki düzenlemelerle yüzölçümü küçülse de bugün hâlâ İstanbul’un dördüncü büyük ilçesi olma özelliğini koruyor. Yani “yeni ilçe” dediğimiz Arnavutköy aslında artık 18 yıllık bir ilçe. İstanbul ölçeğinde hâlâ genç. Ama artık çocukluk dönemini çoktan geride bırakmış durumda.

Ve bir gün uçaklar geldi

Sonra Arnavutköy’ün kaderini değiştiren büyük proje geldi: İstanbul Havalimanı. 29 Ekim 2018’de hizmete giren İstanbul Havalimanı’nın adresi bugün resmî kayıtlarda Arnavutköy olarak geçiyor. Havalimanı 2018’de hizmete başladı, 6 Nisan 2019’da taşınma süreci tamamlandı.

Bir düşünün… Yıllarca İstanbul’un kuzeyinde, şehir merkezinin dışında kalan bir bölgeden söz ediyorduk. Bugün ise dünyanın farklı noktalarından İstanbul’a gelen milyonlarca insanın ilk gördüğü yerlerden biri Arnavutköy. Bir zamanlar İstanbul’a uzak görülen Arnavutköy, artık İstanbul’un dünyaya açılan kapılarından birinin bulunduğu ilçe. Üstelik bu havalimanı sıradan bir ulaşım yatırımı da değil. DHMİ verilerine göre havalimanının mevcut terminal kapasitesi yıllık 90 milyon yolcu. Projenin tüm etaplarının tamamlanmasıyla kapasitenin 150-200 milyon yolcu/yıla ulaşması hedefleniyor. Bu rakamlar yalnızca havacılık sektörünü ilgilendirmiyor. Arnavutköy’ün ekonomisini, istihdamını, ticaretini, konut piyasasını, ulaşımını ve nüfus hareketlerini de doğrudan etkiliyor.

Artık çok başka bir yer

Bugün Arnavutköy’e gittiğinizde aynı ilçe sınırları içerisinde bambaşka İstanbul manzaralarıyla karşılaşabiliyorsunuz. Bir tarafta Karaburun… Bir tarafta Durusu ve Terkos… Bir tarafta Sazlıbosna… Bir tarafta Hadımköy’ün sanayi dokusu… Bir tarafta Taşoluk, Bolluca, Haraççı… Ve diğer tarafta İstanbul Havalimanı’nın devasa altyapısı… Arnavutköy’ü farklı yapan da biraz bu.
Burası İstanbul’un klasik ilçe anlayışına pek benzemiyor. Şehir var. Köy var. Orman var. Göl var. Sanayi var. Tarım alanları var. Ve dünyanın en önemli havalimanlarından biri var. Bu nedenle Arnavutköy’ün geleceğini sadece konut projeleri üzerinden okumak eksik olur. Burası aynı zamanda İstanbul’un kuzeyindeki ekonomik ve lojistik dönüşümün önemli merkezlerinden biri.

 

Yorumlar