İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kitap okumak insanın kendisine bir yatırımıdır

Kitap okumak insanın kendisine bir yatırımıdır

Teknolojinin hayatımızın her anını kuşattığı bir çağda yaşıyoruz. Gün içinde onlarca kez telefon ekranına bakıyor, sosyal medyada saatler geçiriyor, yüzlerce kısa video izliyoruz. Ancak tüm bu yoğun bilgi akışı içinde çoğu zaman gerçekten öğrenmiyor, sadece tüketiyoruz. Oysa insanı geliştiren, düşünmeye sevk eden ve hayata farklı pencerelerden bakmasını sağlayan en güçlü alışkanlıklardan biri hâlâ kitap okumaktır.

Ne yazık ki ülkemizde kitap okuma alışkanlığı istenilen seviyede değil. "Vaktim yok" cümlesi en sık duyduğumuz mazeretlerden biri. Oysa mesele zaman bulmak değil, zaman ayırmaktır. Günde sadece 20 dakika kitap okuyan bir kişi, bir yılın sonunda yaklaşık 20 ila 30 kitabı rahatlıkla bitirebilir. Bu da onlarca farklı hayatla tanışmak, yüzlerce yeni fikir öğrenmek ve binlerce sayfalık bilgiyle kendini geliştirmek demektir.

Peki kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır?

Her şeyden önce büyük hedefler koymamak gerekir. Bir anda haftada bir kitap bitirmeye çalışmak yerine, her gün 10 ya da 15 sayfa okumak çok daha gerçekçi bir başlangıçtır. Alışkanlıklar küçük adımlarla oluşur. Önemli olan bir gün çok okumak değil, her gün biraz okumaktır.

Bir diğer önemli nokta ise ilgi alanına uygun kitap seçmektir. Herkes klasik romanları sevmek zorunda değildir. Kimisi tarih okumayı sever, kimisi polisiye, kimisi kişisel gelişim, bilim, psikoloji ya da biyografi... Sevmediğiniz bir kitap sizi kitaptan uzaklaştırabilir. Bu nedenle başlangıçta sizi heyecanlandıran konuları tercih etmek, okuma isteğini canlı tutacaktır.

Telefonu elimize almak ne kadar kolaysa, kitabı da o kadar ulaşılabilir hâle getirmeliyiz. Çantamızda, çalışma masamızda ya da başucumuzda mutlaka bir kitap bulunmalı. Otobüste, metroda, sıra beklerken ya da yatmadan önce geçen birkaç dakikayı bile kitap okuyarak değerlendirmek mümkündür.

Kitap okumak yalnızca kelime hazinesini geliştirmez. İnsanların olaylara bakış açısını değiştirir, empati kurma becerisini artırır, hayal gücünü besler ve düşünce dünyasını zenginleştirir. Düzenli okuyan insanlar kendilerini daha iyi ifade eder, daha güçlü analiz yapar ve kararlarını daha sağlıklı verir. Çünkü kitaplar yalnızca bilgi vermez; düşünmeyi öğretir.

Çocuklara kitap sevgisini kazandırmanın yolu da "Oku!" demekten değil, onlara örnek olmaktan geçer. Evinde kitap okuyan anne ve babayı gören çocuk, kitabı hayatın doğal bir parçası olarak görür. Kitaplığın olduğu evlerde büyüyen çocukların okuma alışkanlığı kazanma ihtimali çok daha yüksektir.

Unutmamak gerekir ki kitap okumak bir yarış değildir. Önemli olan kaç kitap okuduğumuz değil, okuduklarımızın hayatımıza ne kattığıdır. Bazen tek bir cümle insanın düşünce dünyasını değiştirebilir, tek bir kitap yeni bir başlangıcın kapısını aralayabilir.

Hayatın temposu ne kadar yoğun olursa olsun, kendimize ayıracağımız birkaç sayfalık zaman aslında geleceğimize yaptığımız en değerli yatırımdır. Çünkü kitaplar sadece bilgi değil; sabır, bakış açısı, hayal gücü ve umut kazandırır.

Belki de bugün yapacağımız en doğru şey, telefonu birkaç dakikalığına bir kenara bırakıp uzun zamandır rafta bizi bekleyen o kitabın ilk sayfasını açmaktır. Kim bilir, belki de hayatımızı değiştirecek yolculuk tam da o ilk sayfayla başlayacaktır.

Yorumlar