Sevim Güney
[email protected]
Öngörüyoruz inşallah!
Seçimlere çok kısa bir zaman kaldı. Bir anlamda iktidarın karne alma günü yaklaşıyor. Bugüne kadar vaad edilenler nelerdi?Öyle ya!Yapacaklarını söyledikleri, uygulamaya koyacakları kuralları, kanunları yerine getiremeyenlerin, sahalara çıkıp “yaptık, yapıyoruz, yapacağız” nidalarını yeniden...
Türkiye’nin fotoğrafı olsaydı, nasıl olurdu?
Depremin getirdiği acı ve üzüntü bitmiş gibi, seçim günü hızla yaklaşırken birden siyaset gündemi değiştiriverdi. Masalar kuruldu; kimler oturdu, kimler kalktı derken, biz bu ülkenin bahtsız ve kederli halkının payına da her zamanki gibi “haram geceler” düştü.
Bize bağırmayın artık!
Yönetim kardolarına şöyle seslenmeyi çok isterim; “Biz yıllardır sabırla bir şeylerin düzeleceğini umut etmekten çok yorulduk. Pahalılıkla mücadele ediyoruz, sağlıkla, eğitimle, kira ile, barınma sorunları ile günleri, yılları bitiriyoruz.
Kader mi fıtrat mı?
Umutlar tükeniyor.Bir çok yerde arama kurtarma çalışmalarına son veriliyor. Kader mi diyelim? Fıtratımızda var mı diyelim? ***Bilim insanına, bilime vermediğimiz değeri, ayırmadığımız bütçeyi; şehirlere diktiğimiz gösterişli binalara, kullanılmayan havaalanlarına, övündükleri yollara ayıranlara...
Deprem öldürmez...
Kayıpların, yaralıların sayısı sürekli artıyor. Felaketin üzerinden şu ana kadar 24 saat geçti, hala ulaşılamayan yerlerden “yardım” çığlıkları yükseliyor. Bu kadar saat geçmiş olmasına rağmen, yiyecek, içecek, mama, su vs.
