Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Hüzünle değil, huzurla uyan…
Günün ilk ışıklarını kuş cıvıltılarıyla, Ter temiz serin nefesini, El değmemiş yüzünle karşılarsın. Çekersin havayı derinliklerine kadar. Bilir misin? Sabahlar, hayatın en iyi halidir. Ah bir görsen gelmekte olanı, Ve doğanın uyanışını. Bitkilerin, börtü böceğin uyanışını.
Gülüşüyle aydınlatan adamı gördüm…
Korkmam! Sabırlı, çılgın, hırçınım. Cumhuriyet, yılmaz bekçimdir. Mülkümün temeli Adalet’tir. İpek, İran yolları topraklarımdan geçer. İki kıtayı birleştiren,Uluslararası deniz yoluna izin veren benim. Kıbrıs’ın anavatanıyım. Al kanla boyanmış bayrağım var. Ulusum Türk’tür.
39. gün, yok oğlu yok…
Ölenleri gömemediler, isyan etmediler. Kalanlara kıyılmasın diye sustular. Soğuktan bitkin düştüler. Her şey normalmiş gibi,Evli evine, köylü köyüne döndü. Olan yine Depremzedeye oldu. Kırsalda öksüz kaldılar. Binlerce, milyonlarca Lira, Avro, Sterlin toplandığı açıklandı.
Yaralıyım…
Önceden güneşi gördüğümde sahile koşardım. Kitabım, kahvem, keyfim ve kâhyamla. Geç kalmışçasına hızla sandalyemi kurardım. Denizi karşıma alır, sohbet ederdim. Derdim varmış gibi,Dalga dalga dökerdim içimi. O da sessizce dinler, bazen dalgalarıyla kükrerdi.
Otur sıfır!
Gâvur, dinsiz dediklerimiz 'OKU' duklarından mezarlıkları boş…Celal Şengör’ün, “Senin cahilliğin benim yaşamımı etkiliyor. ” Cümlesine hadi hak verme. Eğitime önem vermeyince, okumayanların ülke yönetiminin kilit noktalarında olmasını ‘anlayamıyorum’ demek yanlıştır.
