Milliyetçilik (I): Kadim görünümlü modern bir inşa
Milliyetçilik hakkındaki yanılgılardan biri onun insanlık tarihi kadar eski ve “doğal” bir duygu olduğuna ilişkin genel kabuldür. Milletlerin/ulusların ezelden beri var olduğu, milliyetçiliğin de en başından itibaren bu kadim toplulukların siyasal bilincini oluşturduğu varsayılır.
Coğrafya kader midir?
İbn Haldun’a ait olduğu söylenen “coğrafya kaderdir” sözü, Türkiye’de en çok kullanılan bahanelerden biridir. Deprem olur, “coğrafya kaderdir” deriz. Kuraklık olur, “bu toprakların kaderi” deriz.
Siyaseti sınıflar değil kimlikler belirliyor
Türkiye’de siyaset en başından beri sınıfsal bilinçten çok kültürel kimlikler üzerinden şekillenmektedir. İnsanlar çoğu zaman ekonomik çıkarlarına, sınıfsal konumlarına ya da üretim ilişkilerindeki yerlerine göre değil; etnik, dinsel, mezhepsel ve bölgesel aidiyetlerine göre siyasal pozisyon...
Mağduriyet, merhamet ve siyasal meşruiyet (II)
Bu yazı dizisinin ilk bölümünde mağduriyetin tek başına siyasal güç ve meşruiyet üretmediğini; toplumun çoğu zaman mağdurun kendisinden ziyade, onun adına konuşan, onu koruduğunu iddia eden ve mağduriyeti siyasal bir dile dönüştüren aktörlere yöneldiğini söylemiştim.
Mağduriyet, merhamet ve siyasal meşruiyet (I)
Mağdur olan ve sokak diliyle söylersek “mağdur edebiyatı yapan” siyasette kazanır şeklinde yaygın bir kanaat vardır. Hatta bugün iktidarda olanların seçim kazanmaları da kimi çevrelerce sıklıkla buna bağlanır.
