“İki Devlet, Tek Millet” söylemi (II):
Kardeşlikten Ulusal ÇıkarlaraDevletler arası ilişkilerin akrabalık terimleriyle tanımlanması, siyasal çıkar ve tercihlerin ahlaki yükümlülükler üzerinden değerlendirilmesine zemin hazırlar.
“İki Devlet, Tek Millet” Söylemi (I)
Milliyetçilik üzerine sürdürdüğüm yazı dizisine devam edeceğim. Ancak araya, yine milliyetçilikle doğrudan ilişkili olan ve son günlerde yaşanan gelişmelerle yeniden gündeme gelen bir konuyu almak istiyorum.
Milliyetçilik (IV): Uğruna ölmek
Milliyetçiliğin “biz”i kurarken aynı zamanda bir “öteki” de ürettiğini geçen haftaki yazımda tartışmıştım. Farklılıkların zamanla tehdit, muhalefetin ihanet, kimi yurttaşların ise “iç düşman” olarak görülmeye başlanması bu sürecin en görünür sonuçlarından biridir.
Milliyetçilik (III): “Biz”i İnşa Eden “Öteki”
Bir önceki yazımda ulusun okul, tarih yazımı, haritalar, bayraklar, törenler ve kahramanlar aracılığıyla nasıl gündelik bir gerçekliğe dönüştürüldüğünü ele almıştım. Ancak milliyetçilik insanları yalnızca ortak bir geçmiş, dil ve kültür etrafında bir araya getirmez.
Milliyetçilik (II): Millet nasıl inşa edilir?
Bir önceki yazımda milliyetçiliğin günümüzün en güçlü aidiyet biçimlerinden biri olduğunu, insanlara yalnızca kim olduklarını değil, kim olmadıklarını ve kime karşı birleşmeleri gerektiğini de öğrettiğinden bahsetmiştim.
