Bahadır Sügür
[email protected]
Nerede o günler?
Eskiden mahalle demek, sadece bir yerleşim yeri değil, bir topluluğun kalbi demekti. Hani şu, kapı komşuna “Abi çayın var mı? ” diye uğramaktan utanmadığın, çocukluğunda merdivenlerde taş oynayıp “ben kazandım, sen kaybettin” diye tartışmaların küçük, tatlı kavgalarla son bulduğu günler.
İddianame üzerine...
Türkiye’de yargı ile siyaset sık sık aynı cümlenin içinde yer alıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açıklanan iddianame de bu yüzden yalnızca hukuki bir gelişme değil; aynı zamanda toplumun geniş kesimleri tarafından dikkatle izlenen bir siyasi sınav niteliğinde.
Asıl mesele ekmek davası...
Yerelde de genelde de en büyük mesele, en büyük tartışma konusu aslında çok açık: ekmek davası. Yani ekonomi… Yani vatandaşın mutfağındaki tencerenin kaynayıp kaynamadığı, pazara gittiğinde filesini doldurup dolduramadığı, ay sonunu nasıl getireceği meselesi. Bugün kimle konuşsan, derdi aynı.
Bak sen şu işe!
2023 yılında dönemin belediye başkanı Mesut Üner, “Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi”nin temelini büyük bir törenle atmıştı. O günkü açıklamalarda, binanın bir yıl içerisinde tamamlanacağı söylenmişti. Aradan ne kadar zaman geçti? Hesaplayalım: Tam iki yıl. İki yıl geçti ama bina hâlâ tamamlanamadı.
Cumhuriyet’in ışığında...
Takvimler 29 Ekim’i gösterdiğinde, aslında sadece bir “resmî tatil günü” gelmez kapımıza… O gün, Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğduğu, küllerinden ayağa kalktığı, kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı bir gündür.
