Bahadır Sügür
[email protected]
İstanbul'un yeşil kalbi ve kurbanın merkezi: Çatalca!
Son yıllarda İstanbul'da nereye baksanız bir betonlaşma, bir koşturmaca, bir nefes alamama hali var, yalan yok. Ama ne zaman ki rotayı batıya, bizim canımız ciğerimiz Çatalca'mıza çeviriyoruz; işte o zaman Dünya varmış! diyoruz. Hele ki şu önümüzdeki Kurban Bayramı dönemi yok mu?
İddialardan sonra gelen ziyaret
Türkiye’de bazı ziyaretler vardır; kapıdan girer girmez ne için yapıldığı anlaşılır. Çünkü o ziyaret, kendi başına değil, öncesinde yaşananlarla birlikte okunur.
Herkes hasta…
Son zamanlarda etrafınıza dikkatle bakın. Otobüste öksürenler, iş yerinde burun silenler, eczane önlerinde uzayan kuyruklar, “bir haftadır geçmedi” diye başlayan cümleler…Garip olan şu: Bu kez hasta olanlar “birkaç kişi” değil, neredeyse herkes. Eskiden hastalıklar dalga dalga gelirdi.
Demokrasi yalanıyla...
Evet bu yalanla gelenler, arkalarında koca bir enkaz bırakırlar. Tarih bize bir şeyi defalarca öğretti:Bir ülkeye “demokrasi getireceğiz”, “refah sağlayacağız”, “insan hakları için geliyoruz” denilerek giriliyorsa; bilin ki amaç o ülkeyi kalkındırmak değil, sömürmektir.
28 bin 75 lira
Rakam büyük, hayat daha büyük. Yeni asgari ücret açıklandı: 28 bin 75 lira. Rakam söylenirken tok, ama duyulurken içi boş bir cümle gibi…Çünkü bu ülkede artık rakamlar yüksek, hayat pahalı. Sokağa çıkıyorsun. Markete giriyorsun. Kasada beklerken herkesin yüzü aynı: Hesap yapan bir yüz.
