Sessizliğe gömülen bakkal amcalar
İstanbul’un yedi tepesi artık sadece camilerin minareleriyle değil, gökyüzünü delen devasa alışveriş merkezlerinin siluetleriyle ölçülüyor. Bir zamanlar her sokağın kalbi olan, mahallenin yazılmayan arşivi konumundaki esnaf, şimdilerde o parlak cam kulelerin ve her köşe başını tutan zincir...
Hamamlar
İstanbul’un hamamları, şehrin ruhunun en buğulu köşeleridir. Taşlara sinmiş bir fısıltı gibi: “Burada zaman durmaz, sadece yumuşar. ” Ben de bu eski mermerlerin arasına sık sık dalarım; hem bedenen hem de zihnen.
Hayallerin ve günlük hayatın sıkıştığı şehir
İstanbul’da kiralar artık bir şehir gerçeği değil, neredeyse bir gündelik kriz hâline geldi. Her köşe başında yükselen fiyat tabelaları, sokak aralarındaki küçük evleri bile ulaşılmaz kılıyor. Öğrenci, emekli, işçi… Fark etmiyor; bu şehirde herkes, bir şekilde kira sorunuyla yüzleşmek zorunda.
Boğaz'ın iki yakası: Aynı şehrin içinde iki ayrı dünya
İstanbul, coğrafyanın insana kurduğu en büyük tuzaklardan biri olabilir. Çünkü bu şehirde iki yakayı ayıran Boğaz, yalnızca bir su hattı değildir; kültürü, alışkanlıkları, temposu ve hatta hayata bakışı farklı iki dünyanın görünmez sınırıdır.
Bir İstanbul çocukluğunun bayram sabahı
2026’nın yüksek hızlı dünyasında, elimizdeki ekranlara sığdırdığımız bayram mesajları arasında kaybolurken; burnuma aniden o keskin, o tertemiz yeni kıyafet kokusu geliyor.
