İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Habib'in Kahvesi

Habib'in Kahvesi

KAFKAS ARISI İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Kars ve çevresinde uzun yıllardır arıcılık yapan Ali Yağışan, nam-ı diğer Ali Hoca Bal, son yıllarda Kafkas arısında yaşanan ciddi sorunların endişe verici boyutlara ulaştığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. Yağışan, özellikle 2022 yılından sonra arı kolonilerinde belirgin azalmalar yaşandığını, hastalıkların ve akar kaynaklı problemlerin arttığını ifade ederek, Kafkas arısının geleceğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Çeyrek yüzyılı aşan arıcılık deneyimi boyunca Kars ve Iğdır başta olmak üzere bölgedeki arı kolonilerini yakından gözlemleyen Ali Yağışan, yaşanan değişimin yalnızca bal üretimini değil, doğanın bütün dengesini etkileyebilecek büyük bir tehlikeye dönüşebileceğine dikkat çekti.

2022’DEN SONRA ENDİŞE VERİCİ TABLO

Yağışan’ın aktardığı gözlemlere göre, 2022 yılından itibaren Kafkas arılarında ciddi problemler görülmeye başlandı. Kolonilerde azalma meydana gelirken, özellikle akar kaynaklı sorunların giderek yaygınlaştığı ifade edildi. Kafkas arısının bölgenin doğal yapısı açısından büyük önem taşıdığını belirten Yağışan, son dönemde karşılaşılan akarların arı kolonilerinin geleceğini tehdit ettiğini savundu. Yağışan, bazı akarların daha önce arıların üzerinde gözle fark edilebildiğini, ancak son dönemde karşılaşılan problemlerin çok daha farklı bir görünüm sergilediğini belirterek, özellikle arıların larvalarında görülen akarların fark edilmesinin zor olduğunu dile getirdi. ‘Bir petek gözünde 10-16 arasında akar görülebiliyor. Bunlar arıların gelecek nesillerini tehdit ediyor’ diyen Yağışan, sorunun yalnızca tek bir bölgeyle sınırlı kalmadığını, Tropy akarının Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, İran ve Türkiye’de de benzer sorunların gündeme geldiğini ve bu durumun Türkiye’yi derinden etkilediğini ifade etti.

ARILARIN GELECEĞİ TEHLİKEDE

Kafkas arısındaki azalmanın arıcılar açısından büyük ekonomik kayıplara yol açabileceğini belirten Yağışan, asıl tehlikenin ise arıların doğadaki görevlerinin zayıflaması olduğunu söyledi. Arıların yalnızca bal üretimi yapan canlılar olmadığını vurgulayan Yağışan, çiçeklerin ve bitkilerin yaşam döngüsünde arıların kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. ‘Arılar ile çiçeklerin arasına asla girilmez. Tabiatta ne varsa onu arılar bize getirir’ diyen Yağışan, arıların doğayla kurduğu doğal ilişkinin korunması gerektiğini belirtti.

TARIM BİRİMLERİ SAHADA

Yaşanan sorunların ardından Ardahan, Artvin ve Rize’deki tarım birimleriyle birlikte çeşitli saha çalışmaları ve taramalar gerçekleştirildiğini belirten Ali Yağışan, 2026 yılı itibarıyla yapılan çalışmaların daha somut veriler ortaya koymaya başladığını söyledi. Ancak arıcıların hala ciddi bir çaresizlik içerisinde olduğunu ifade eden Yağışan, özellikle söz konusu akarlarla mücadele konusunda arıcıların kullanabileceği yeterli ve etkili yöntemlerin bulunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Yağışan, Kafkas arısının korunması için bilimsel araştırmaların hızlandırılması, sorunun kaynağının kesin olarak belirlenmesi ve etkili mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

ARILAR YOK OLURSA DOĞANIN DENGESİ BOZULUR

Arıların azalmasının sadece arıcıların problemi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Yağışan, arıların ekosistemin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti. Arı kolonilerinin ciddi şekilde azalması halinde bitki örtüsünün de bundan olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Yağışan, bunun zaman içerisinde hayvanlar ve diğer canlıların yaşamını da etkileyebileceğini söyledi. Kafkas arısının yalnızca bölgesel bir değer olmadığını vurgulayan Yağışan, yaşanan tehlikenin sınırları aşan bir çevre ve ekosistem meselesi olduğunu dile getirdi.

BİZİM SORUNUMUZ İNSANLIĞIN SORUNUDUR

Yıllardır arılarla iç içe yaşayan Ali Yağışan, Kafkas arısının geleceğine ilişkin kaygısını şu sözlerle dile getirdi ‘Bizim sorunumuz insanlığın sorunudur.’ Yağışan, Kafkas arısının yok oluşunun önüne geçilebilmesi için ilgili kurumların, bilim insanlarının ve arıcıların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, gerekli araştırmaların bir an önce tamamlanması ve etkili mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu. Doğanın sessiz çalışan emekçileri olarak nitelendirilen arıların azalmasının, gelecekte çok daha büyük sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Yağışan, Kafkas arısının korunmasının yalnızca arıcılığın değil, doğanın ve insanlığın geleceğinin korunması anlamına geldiğini vurguladı.

Yorumlar