İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Parayı izle

Parayı izle

Ülke gündemimiz o kadar hızlı değişiyor ki takipte zorlanır olduk. Her güne yeni bir yolsuzluk ve hırsızlık haberleriyle başlıyoruz. Bütün bunların en baş suçlusu para!..
Öyle anlaşılıyor ki paranın yaptıramayacağı kötülük yok gibi. Şöyle geriye doğru hafızamızı yokladığımızda “yeni doğan çetesi operasyonu, fenomenler operasyonu, sahte vatandaşlık operasyonu, kaçakçılık operasyonları, faili meçhul operasyonları…” Bu liste uzadıkça uzuyor… En son olarak da fon vurgunuyla 455.000 kişinin soyulması operasyonu… Dedim ya bütün bunların baş sorumlusu para...
Suçun öznesi haline gelen parayı icat eden Lidyalıları yargılamak geliyor aklıma. Dünyadaki para kaynaklı tüm suçları onlara yükleyerek bu işten sıyrılabilir miydik bilmiyorum.
Öncelikle şunu sorgulamamızın daha doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyorum: Toplumu böylesi açgözlülüğe iten ve de teşvik eden nedenler nelerdir? Bunun üzerinde konuşulması gerektiği kanaatindeyim. Toplumsal kötülüğün sıradanlaştığı bir zaman dilimindeyiz.
Bir ülkede gelir dağılımı, çalışanlar ve üretenler aleyhine bozulduğu sürece gayriahlaki ve gayrimeşru olaylar ve yöntemler harekete geçer. Günden güne yoksullaştığını, bunun yanında gerek siyasetten gerekse de kanuni boşluklardan yararlanarak zenginleşenleri görenler, kendilerini sorgulamaya ve neden ben de denemeyim, demeye başlarlar. İşte tam da burada kanun koyucunun görev ve sorumluluğu devreye giriyor; Vatandaşın suç işlemesinin önündeki yolları kanunlarla tıkamak…
En son meydana gelen 892 milyarlık fon vurgununun içinde siyasetten kişilerin olduğu konuşuluyor. İki-üç ayda milyar kazandığı söylenen siyasetçilerin topluma ahlak dersi verdiği videoları sosyal medyayı sallarken sıradan vatandaşın kendini nasıl hissettiğini hiç düşündünüz mü?
20’li, 30’lu yaşlarda olup lüks içinde yaşayanların ne ürettiklerini neden sormayız? 200 milyar değerindeki lüks araçlar 26 bin liraya elden çıkarılıyorken aklımıza hiçbir şey gelmiyor mu? Evlerinde kilolarca altın bulunan bürokratların bunu nasıl elde ettikleri sorgulanmaz mı?
Anlayacağınız üretenin, asgari ücretlinin ve emeklinin günden güne yoksullaştığı bir ülkeye dönüştük. Yoksulluğun sıradanlığına bir de yolsuzluk eklendi…
Gelir dağılımını düzeltmediğimiz sürece bu sarmalın içinden çıkamayız. Bunun için de paranın izini takip edecek bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Birileri hoşlanmayacak olsa da “Nereden Buldun” yasasını çıkarmak zorundayız. Herkes kazandığı her kuruşun hesabını anlı açık başı dik bir şekilde devlete verebilmeli. Kazancımız ve vicdanımız temiz olmak zorunda.
Bu ülkede herkese yetecek kadar kaynak ve zenginlik var. Yeter ki onu adil ve emek ölçüsünde topluma dağıtabilelim. Birileri yatağa aç girerken, “kazanmak için her yol mübahtır” diyen zihniyetle mücadele etmek zorundayız.
Son olarak şunu da söyleyelim: Siyaset ve makamlar zenginleşme aracı olmaktan kendini kurtarmalı ki kaybolan itibarını geri kazanabilsin.

Yorumlar