İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çamura rağmen nilüfer...

Çamura rağmen nilüfer...

Bazı şeyleri okuyarak değil, yaşayarak öğreniyor insan.

Ben de değişmeyecek şeyler için kendimi tüketmemeyi acıyla öğrendim.

Uzun zaman, insanların görmesini istedim. Söylediklerimi anlasınlar, yaptıkları davranışların karşı tarafta nasıl bir iz bıraktığını fark etsinler, haksızlık ettiklerinde dönüp kendilerine bakabilsinler istedim.

Belki de insanın en büyük yanılgılarından biri bu…

Görmek istemeyene ışık tutarak onun görebileceğini sanmak.

Oysa bazı insanlar kendi hatalarını sırtlarında bir yük gibi taşırlar ama o yükün ağırlığını hiç görmek istemezler. Kendilerine bakmak yerine aynayı başkasına çevirirler.

Ben artık onların görmesi için kendime ışık tutmayacağım.

Kendi ruhuma iyi gelen huzura ışık olacağım.

Bu bir vazgeçiş değil.

Haksızlığı kabul etmek hiç değil.

Sadece artık değişmeyecek şeyleri değiştirmek için kendimi tüketmiyorum.

Gerektiğinde konuşuyorum, gerektiğinde sınırımı çiziyorum. Ama her şeyi anlatmak, herkesi ikna etmek, herkesin beni anlamasını sağlamak gibi bir yükü sırtımda taşımıyorum.

Çünkü bazı şeyleri değiştiremeyeceğimi kabul etmek, aslında kendime verebileceğim en büyük özgürlüklerden biriymiş.

Belki de bunu anlatmanın en güzel yolu bir nilüfer çiçeği…

Lotus…

Kökleri, suyun dibindeki çamurun içindedir.

Öyle tertemiz, pırıl pırıl bir suyun içinde büyümez.

Tam tersine; bulanıklığın, çamurun, karanlığın içinden yükselir.

Ama çamura benzemez.

Suyun yüzüne ulaştığında yapraklarını açar. Ardından çiçeğini…

Ve bütün o bulanıklığın üzerinde, sanki oraya ait değilmiş gibi tertemiz durur.

Beni en çok düşündüren tarafı da bu.

Nilüfer çamuru inkâr ederek temiz kalmaz. Çamurun içinde olduğunu bilerek ona dönüşmez.

Belki insanın hayatı da böyledir.

Hepimiz zaman zaman bulanık sulardan geçiyoruz.

Kırılıyoruz.

Haksızlığa uğruyoruz.

Görülmüyoruz.

Değerimiz bilinmiyor.

Bazen başkasının öfkesi, bencilliği, adaletsizliği üzerimize sıçrıyor.

Ama bize yapılan her şey, bizim kim olduğumuzu belirlemek zorunda değil.

Birinin bizi incitmesi, bizim de başkasını incitmemizi gerektirmiyor.

Birinin kalbini kirletmesi, bizim kalbimizi kirletmek zorunda değil.

Belki tasavvufun,

“İlk ders başkasını incitmemek, son ders ise incinmemektir.”

sözü tam da burada anlam kazanıyor.

İlk ders, insanın kendi çamurunu başkasına taşırmamasıdır.

Son ders ise başkasının çamurunu kendi gönlüne doldurmamaktır.

Ben bunu geç öğrendim.

Önce başkalarını kırmamaya çalıştım.

Sonra kırıldığımda neden kırıldığımı anlatmaya çalıştım.

Sonra anlaşılmayı bekledim.

Sonra yoruldum.

Ve nihayet sustum.

Ama bu kez suskunluğumun içinde bir teslimiyet değil, bir farkındalık vardı:

Herkesi değiştiremeyeceğimi kabul ettim.

Artık herkesin beni anlamasına ihtiyacım yok.

Herkesin kendi hatasını görmesine de…

Çünkü insan, kendi gerçeğinin şahidi olmayı öğrendiğinde başkasının onayına daha az ihtiyaç duyuyor.

Nilüfer bana bunu hatırlatıyor.

Kökleri çamurda…

Ama yüzü ışığa dönük.

Belki bizim de köklerimizde yaşadığımız acılar, kırgınlıklar, hayal kırıklıkları var.

Onları yok sayamayız.

Ama onlardan ne çıkaracağımıza karar verebiliriz.

Çamurdan öfke de çıkarabiliriz.

Çiçek de…

Ben çiçek açmayı seçiyorum.

Çünkü artık başkasının karanlığını aydınlatmak için kendi ışığımı tüketmek istemiyorum.

Kendi ruhuma iyi gelen huzura ışık olmak istiyorum.

Belki olgunluk budur.

Kırılmamak değil…

Kırıldığın yerden kararmamak.

İlk ders: İncitme.

Son ders: İncinme.

Ve aradaki bütün yolculuk…

İnsanın kendi çamurundan çıkıp kendi çiçeğine ulaşma hikâyesidir.

Yorumlar