İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hiç kimsenin nefsi davamızdan daha büyük değildir

Hiç kimsenin nefsi davamızdan daha büyük değildir

Davaya sadakat, lidere bağlılık; makamdan güç almak değil, makama güç katabilmektir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce Samsun mitinginde söylediği, “Vallahi sevmek için bu yola çıktık, billahi sevmek için bu yola çıktık.” sözleri, yalnızca bir siyasi söylem değil, aynı zamanda bir davanın, bir inancın ve millete adanmışlığın en güçlü ifadesidir.

AK Parti, kurulduğu günden bu yana milletin desteğiyle büyümüş, güçlenmiş ve Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca insanın umudu olmuştur. Bugün farklı siyasi partilerden yeni isimlerin bu büyük aileye katılması da milletimizin bu davaya olan güveninin en açık göstergelerinden biridir.

Ancak burada asıl mesele makamlar, koltuklar ve siyasi hesaplar değildir. Asıl mesele; davaya sadakat, lidere bağlılık ve millete hizmet anlayışıdır.

İyi bilinmelidir ki; hiçbir makam, hiçbir mevki ve hiçbir kişi davanın ve liderin üstünde değildir. Bu hareketin temelinde kişisel çıkarlar değil, millet sevdası vardır. Bu davada esas olan isimler değil, milletin iradesi ve liderin ortaya koyduğu vizyondur.

Kendini, makamını ve nefsini davadan üstün görenler, tarihi bir gafletin içerisindedir. Hiç kimsenin nefsi davamızdan daha büyük değildir. Hiçbir koltuk sonsuza kadar kimsenin değildir. Makamlar gelip geçicidir; kalıcı olan ise bırakılan iz, gösterilen vefa ve ortaya konulan mücadeledir.

Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; her kişi makamdan güç alan değil, makama güç katandır. Makama güç katan, aynı zamanda davaya da güç katar. Ancak bütün hesabını kişisel çıkarları, siyasi ikballeri ve kirli planları üzerine kuranlar, günü geldiğinde milletin vicdanında bir kez daha yer bulamayacaklardır.

Bu dava; kişisel hesapların, makam hırsının ve geçici menfaatlerin değil; fedakârlığın, samimiyetin ve millet aşkının davasıdır. Zor zamanlarda omuz omuza yürümeyi, gerektiğinde bedel ödemeyi ve milletin menfaatlerini her şeyin üstünde tutmayı gerektirir.

Tarih boyunca görülmüştür ki, zor günlerde yanında duranlarla ilk fırsatta sırtını dönenler milletin hafızasında her zaman farklı yerlerde anılmıştır. Vefanın olduğu yerde birlik vardır, sadakatin olmadığı yerde ise hiçbir yol arkadaşlığı uzun ömürlü olmaz.

Unutulmamalıdır ki siyaset gelip geçer, makamlar değişir; ancak millet, kendisine hizmet edeni de, emanete sahip çıkanı da, emanete ihanet edeni de asla unutmaz.

Çünkü bu kutlu yürüyüşte sadakat bir tercih değil, bir sorumluluktur. Davaya sadakat, lidere bağlılık ve millete hizmet anlayışı, her türlü makamın ve kişisel hesabın üzerindedir. Çünkü hiç kimsenin nefsi, bu davadan daha büyük değildir.
Böyle biline…

Yorumlar