İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Siyasetin yeni sınavı

Siyasetin yeni sınavı

Bugün yaşanan siyasi gelişmeler, özellikle CHP'deki ayrışma tartışmaları, bana uzun zamandır üzerinde düşündüğüm bir gerçeği yeniden hatırlattı. Bu yazı herhangi bir partiyi hedef alan ya da herhangi bir siyasi hareketi savunan bir metin değil. Aksine, siyasetin geldiği noktaya dair kişisel bir sorgulamam ve gözlemimdir. İnanıyorum ki, bundan sonra yaşanacak mücadele sadece partiler arasında değil; siyasetin dili, yöntemi ve toplumla kurduğu ilişki üzerinden şekillenecek.

CHP'de yaşanan ayrışmayı izlerken zihnimde tek bir düşünce dolaştı. Bundan sonra siyaset, yalnızca partilerin değil; "İinananlarla ikna edilenlerin" mücadelesi olacak.
İnsanları sloganlarla, kalabalıklarla, yüksek sesle konuşarak bir süreliğine ikna edebilir, algı oluşturabilirsiniz. Ama inanmak bambaşka bir şeydir. İnanç; güvenle, tutarlılıkla, samimiyetle ve zaman içinde verilen sınavlarla inşa edilir.

Ve bilirim ki gerçekten inanan insanlar çığırtkanlık yapmaz. Onlar dua eder, sabreder, emek verir. Sesin yüksek çıkması, haklı olmanın göstergesi değildir. 
Bu yüzden bundan sonraki süreçte, parti ayrımı yapmaksızın siyasetin gerçek sınavı; halkı sadece ikna etmek değil, ona yeniden inanabileceği bir güven verebilmek olacaktır. İkna edilenler ilk rüzgarda yön değiştirebilir. Ama inananlar, fırtınada bile yürümeye devam eder.

Belki de önümüzdeki dönemin en büyük sorusu ve sınavı şu olacak: Siyaset, insanları sadece ikna etmeye mi çalışacak, yoksa güven vererek onların gerçekten inanmasını mı sağlayacak?

Kalıcı olan, alkışın yüksekliği değil; güvenin derinliğidir. Tarih bunu defalarca göstermiştir. Siyasetin geleceğini belirleyecek olan da gürültü değil, insanların yüreğinde karşılık bulan samimiyet olacaktır.

Yorumlar