İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Messi ve Dünya Kupası

Messi ve Dünya Kupası

Mısır milli takımıyla oynanan maçtan sonra, Messi’nin maçlarda hakemler ve FIFA tarafından torpilli şekilde değerlendirildiği yönünde çeşitli tartışmalar ortaya çıktı. Özellikle Mısır maçından sonra Messi’ye karşı bende de bir karşıtlık oluştu. Messi’nin koyu bir Katolik ve gizli Yahudi olduğu iddiaları ile İsrail’e ciddi destek verdiği görüşleri de bu tavrımda etkili oldu. Bir kişiyi inancından dolayı eleştirmek doğru olmasa da, eğer bu inanç kariyerinde etkili oluyor ve politik duruşunu şekillendiriyorsa, o kişinin toplumdaki itibarı zamanla zedelenir. Zaman ne gösterecek bilemem ama Messi bana böyle bir figür gibi geliyor. Ayrıca hatırlatmak isterim ki, savunanlar için Messi’nin İspanya’da babasıyla birlikte vergi kaçırmaktan suçlu bulunduğunu ve 2016 yılında 21 aylık hapis cezası aldığını biliyor muydunuz? Ancak toplam 5.1 milyon euro vergi ödeyerek hapis yatmaktan kurtuldu. Dünya Kupası finalinde favorim sorulursa, cevabım Messi’nin olmadığı Fransa olacaktır.

15 Temmuz Darbe Girişimi

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümünde bir kez daha gördük ki, bu ülkede milletin iradesine rağmen bir şey başarmak mümkün değil. Darbeciler, iki yüzlü, samimiyetsiz ve sadece kendi çıkarları için her türlü zulmü yapmaya hazır insanlar. Rabbim bir daha böyle hainlere fırsat vermesin. Bu insanların vatan sevgisi yok, tek dertleri kendi cepleridir. Darbe girişimini ve sonrasındaki ikiyüzlülükleri yakından gözlemlemiş biri olarak söylüyorum ki, bu tür insanların vatan sevgisi olmadığı çok açık. Rabbim bizleri bu tür tehlikelerden korusun.

Aile Sağlığı Merkezleri

Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde dünya genelinde önemli ayrıcalıkları var. Bunu abartmadan söyleyebilirim ki, Amerika’da yaşayan sıradan bir vatandaş bile Türkiye’deki sağlık hizmetlerinden aynı kalitede faydalanamaz. Bu deneyimi bizzat Texas’ta yaşadım ve gördüm. Burada bahsetmek istediğim şehir hastaneleri değil; pansumandan kanser taramasına kadar birçok küçük müdahaleyi yapabilen Aile Sağlığı Merkezleri (ASM). Türkiye genelinde yaklaşık 8,500 civarında ASM bulunuyor ve 30 bine yakın hekim bu merkezlerde görev yapıyor. Bu küçük ama önemli kurumların en değerli kahramanları sağlık personelidir. Güler yüzlü, sabırlı ve çözüm odaklı tavırlarıyla ASM çalışanları büyük takdiri hak ediyor. Özellikle Ankara Akyurt 2 nolu ASM’de görev yapan Dr. Halil İbrahim Asar ve Dr. Elif Demir’i tüm çalışanlar adına teşekkürle anıyorum. Bu tür güzel ve örnek insanların en iyi reklamı, yaptıkları işlerle vatandaşların gönlünde yer edinmeleridir. Dileğim, bu nitelikteki insanların sayısının artmasıdır.

Ölememek Korkusu

TRT’nin “Ömür Dediğin” adlı programı, katılımcıların anlattıklarıyla hayat dersleri sunuyor. Ardahanlı yaşlı bir teyzenin “Ölmekten değil, ölememekten korkuyorum” sözü çok derin anlamlar barındırıyor. Ölememek, insanın dünyadaki en büyük imtihanlarından biridir. Yaradan, insanlara yaşadıkları musibetleri yaptıkları kötülükler sebebiyle verir. Ölemeyenler için vay haline. Ömrünü huzur içinde tamamlamak, insan için emaneten taşınan bedene yapılan bir zulümdür. Rabbim, bizleri ve sevdiklerimizi ölememekten korusun.

Millet Kütüphanesi 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek elbette mümkündür. İnsan hata yapabilir. Ancak, yaptıklarını görmeden sadece eleştirmek haksızlık olur. Geçen hafta Millet Kütüphanesi’ni ziyaret ettim ve burada Erdoğan’ın imzası olan birçok eser ve detaylarla karşılaştım. Adaletli olmak adına belirtmeliyim ki, kütüphanenin kubbesine “O kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediklerini öğretendir” ayetini yazdıran Erdoğan’dır. Bu ayet ve duruşu, kutsal kitabımıza verilen değeri ve geçtiğimiz haftalarda yaşadığımız ayet tartışmalarına son noktayı koyan bir duruştur. Bizim ilgilenmemiz gereken, komedyenlerin söyledikleri değil, liderlerin söyledikleri ve yaptıklarıdır. Külliyeyi çöplükten temizleyip dönüştüren de Erdoğan’dır. Gerekirse eleştirmekten çekinmedim, ama bunu ifade ederek “Erdoğancı”ysam, evet, Erdoğancıyım. Zaman artık sağır sultanlara dert anlatma zamanı değil, kervanı yürütme zamanıdır. Yol ancak yolda olanındır, yola çıkacak olanda değil.

Yorumlar