İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sınır kapılarına akın var!

Sınır kapılarına akın var!

 Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Edirne’deki sınır kapılarında kilometrelerce araç kuyruğu oluşuyor. Bagajlar dolu, arabalar ailelerle dolu… İnsanlar saatlerce beklemeyi göze alıp Yunanistan’a geçmek için sırada bekliyor.

  Bir tatil haberi gibi görünüyor olabilir.
  Ama aslında bu manzara, Türkiye’nin son yıllardaki en dikkat çekici sosyal fotoğraflarından biri.

  Çünkü insanlar artık sadece başka bir ülkeye gitmiyor. Kendi ülkesinde ulaşamadığı bir rahatlığı birkaç saat ötede arıyor.

  Eskiden yurt dışına çıkmak büyük olaydı. Aylar öncesinden plan yapılır, döviz hesabı yapılır, “Avrupa pahalıdır” denirdi. Şimdi ise vatandaş hesap makinesini açıyor ve şunu görüyor: Yunanistan’da yemek yemek, kahve içmek, market alışverişi yapmak bazı yerlerde Türkiye’den daha ekonomik hale gelmiş durumda.

 İşte tam da bu yüzden Edirne’deki sınır kapıları yalnızca pasaport kontrol noktası değil artık. Aynı zamanda ekonomik gerçeğin turnikesi gibi.

  İnsanlar İpsala’dan, Pazarkule’den geçerken sadece ülke değiştirmiyor; fiyat farkını, yaşam farkını ve psikolojik farkı da görüyor.

  En dikkat çekici olan ise şu:
Sınırın öbür tarafına geçenlerin büyük kısmı lüks tatil peşinde değil. Orta gelirli insanlar. Emekliler. Çocuklu aileler. Birkaç gün kafa dinlemek isteyen vatandaşlar.

Çünkü mesele artık “yurt dışı görmek” değil.
Mesele, birkaç günlüğüne normal hissedebilmek.

Bir restorana oturup hesabı düşünmeden yemek yiyebilmek…
Bir plajda her adımda ayrı ücretle karşılaşmamak…
Bir markete girince etiket görünce irkilmemek…

İnsanların aradığı şey aslında çok büyük bir lüks değil. Biraz nefes almak.

Üstelik bu tablo yalnızca ekonomiyle açıklanamaz. İşin içinde psikoloji de var. İnsanlar daha sakin şehirler, daha düzenli sokaklar, daha az gerginlik görmek istiyor. Birkaç günlüğüne bile olsa hayatın hızından ve baskısından uzaklaşmak istiyor.

Oysa Türkiye’nin kıyıları dünyanın en güzel yerlerinden biri. Ege bizim, Akdeniz bizim, doğa bizim… Ama vatandaşın kendi ülkesinde tatil yapmak yerine sınır kapılarında saatlerce beklemeyi tercih etmesi üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir durumdur.

Çünkü bazen bir ülkenin ekonomik tablosunu rakamlar değil, sınır kapılarındaki kuyruklar anlatır.

Ve bugün Edirne’de oluşan o uzun araç sıraları şunu söylüyor:

İnsanlar artık sadece tatil aramıyor.
Kendini yormayan bir hayat arıyor.

Yorumlar