İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

CHP’de Butlan, ekonomide hüsran

CHP’de Butlan, ekonomide hüsran

Türkiye bir kez daha siyasetin gölgesinde ekonomiyi konuşmak zorunda kalıyor. CHP’ye yönelik mahkemenin verdiği “butlan” kararı, sadece siyasi arenada değil, piyasalarda da yankı uyandırdı. Hukuki tartışmaların merkezinde olan bu karar, zaten kırılgan bir dengede ilerleyen ekonomiye yeni bir belirsizlik yükü bindirdi.

Türkiye’de ekonomi ile siyaset birbirinden hiçbir zaman tam anlamıyla ayrı olmadı. Mahkemeden çıkan her kritik karar, siyasi tansiyonu yükselttiğinde bunun etkisi kısa sürede dövizden borsaya, yatırımdan vatandaşın cebine kadar uzanıyor. CHP gibi Türkiye’nin ana muhalefet partisinin doğrudan hedefinde olduğu bir süreç ise ister istemez hem içeride hem dışarıda “Türkiye’de siyasi istikrar yeniden tartışmalı hale mi geliyor?” sorusunu gündeme taşıyor.

Bugün vatandaş için asıl mesele hukuki terimlerin ne anlama geldiği değil. İnsanlar markette fileyi doldurabiliyor mu, kirayı ödeyebiliyor mu, çocuğunun geleceğine umutla bakabiliyor mu ona bakıyor. Ancak ne yazık ki ülkede yaşanan her siyasi kriz, ekonomik sıkıntıları daha da derinleştiriyor. Çünkü güven ortamı zedelendiğinde yatırımcı beklemeye geçiyor, piyasalar tedirgin oluyor, bunun bedelini de yine halk ödüyor.

Mahkemenin verdiği butlan kararı hukuk çevrelerinde uzun süre tartışılacaktır. Kimileri bunu hukukun gereği olarak görecek, kimileri ise siyasete müdahale olarak yorumlayacaktır. Fakat hangi görüşten olunursa olunsun değişmeyen gerçek şudur: Türkiye artık sürekli kriz atmosferiyle yönetilebilecek bir ekonomik tabloya sahip değil.

Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki düşüş vatandaşın omzundaki yükü zaten ağırlaştırmış durumda. Böyle bir dönemde siyasette yaşanan her sert kırılma, ekonomideki kırılganlığı daha da artırıyor. Çünkü piyasalar belirsizliği sevmez. Belirsizlik büyüdükçe döviz yükselir, maliyet artar, vatandaşın sofrasındaki ekmek küçülür.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni siyasi gerilimler değil; Hukuk güvenliğinin güçlendiği, demokrasinin tartışma konusu olmadığı ve ekonominin yeniden güven verdiği bir iklimdir. 

Bağıra bağıra yapancı yatırımcı ara, vergi avantajı getir, yollarına halılar ser… Gelir mi? Gelmez tabii… CHP’ye Butlan, ekonomiye hüsran.  

Yorumlar