İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Atatürk'ün ışığıyla yola devam...

Atatürk'ün ışığıyla yola devam...

19 Mayıs, bu ülkenin kaderinin değiştiği gündür.
 

Bir halkın boyun eğmeyi reddettiği, umutsuzluğun içinden yeniden ayağa kalktığı tarihtir. Ve o tarihin merkezinde, bir milletin kalbine cesaret eken büyük bir isim vardır: Mustafa Kemal Atatürk.

1919’un karanlığında Samsun’a çıkan o genç komutan, yalnızca bir kurtuluş mücadelesi başlatmadı. Aynı zamanda geleceğe inanan bir ülkenin temelini attı. Çünkü Atatürk, bir milletin ancak özgür düşünceyle, bilimle, eğitimle ve gençlikle yükselebileceğini biliyordu. Bu yüzden Cumhuriyet’i kurarken gözünü hep gençlere çevirdi. “Bütün ümidim gençliktedir” derken yalnızca bir temennide bulunmuyordu; Türkiye’nin geleceğini emanet edeceği kuşağı işaret ediyordu.

Bugün 19 Mayıs’ı kutlarken aslında yalnızca geçmişi anmıyoruz. Bir ülkenin nasıl ayağa kalktığını, nasıl yeniden doğduğunu hatırlıyoruz. Ve aynı zamanda kendimize şu soruyu soruyoruz: Biz, Atatürk’ün hayal ettiği Türkiye’ye ne kadar yakınız?

Gençlerin umutsuz olmadığı, geleceğini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, liyakatin ve adaletin hüküm sürdüğü bir Türkiye… Atatürk’ün düşlediği memleket buydu. Çünkü o, gençliği yalnızca yaş olarak değil; düşünce olarak genç kalabilen, sorgulayan, üreten, korkmadan konuşabilen insanlar olarak görüyordu.

Bugün milyonlarca genç ekonomik zorluklarla, eğitim sorunlarıyla, işsizlik kaygısıyla mücadele ediyor. Hayatın yükü omuzlarına çok erken yaşta biniyor. Oysa bu ülkenin gençleri yalnızca hayatta kalmaya değil, insanca yaşamaya layık. Daha özgür, daha adil, daha mutlu bir ülkede yaşamayı hak ediyorlar. Çünkü Türkiye’yi ileriye taşıyacak olanlar yine gençler olacak. Bilimde, sanatta, sporda, üretimde ve düşüncede bu ülkeyi büyütecek olan onların emeği, onların cesareti olacak.

Belki de bu yüzden 19 Mayıs hâlâ bu kadar güçlü bir anlam taşıyor. Çünkü Atatürk’ü özlemek yalnızca geçmişe duyulan bir hasret değildir. Onun aklına, vicdanına, çağdaşlık idealine ve memleket sevgisine duyulan özlemdir. Bugün onu andığımızda, aslında biraz da kaybetmek istemediğimiz değerleri anıyoruz.

Bu ülke, en zor zamanlarında bile umudunu gençlerden alan bir liderin mirasıdır. Ve o miras hâlâ dimdik ayaktadır.

19 Mayıs kutlu olsun.
 

Atatürk’ün ışığı, bu ülkenin yolunu aydınlatmaya devam etsin.

Yorumlar