İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

TÜİK’in araştırması alarm veriyor

TÜİK’in araştırması alarm veriyor

TÜİK, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde ‘İstatistiklerle Gençlik’ verilerini açıkladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2025 yılı sonu itibarı ile 15-24 yaş grubundaki genç nüfus sayısı 12 milyon 708 bin 348 ile toplam nüfusun yüzde 14,8’ini oluşturuyor. Bu oran 1945’ten beri en düşük seviye oldu. Gençlerden yaklaşık 3 milyonu ne okuyor ne de çalışıyor. Çalışanların yüzde 80’i de hizmet sektöründe.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı bu gençlik araştırması, rakamlardan çok daha fazlasını anlatıyor. Ortaya çıkan tablo, bugünün değil, yarının Türkiye’si adına da düşündürücü. Çünkü bir ülkenin en büyük gücü olan gençler, umutlarını yitiriyorsa; o ülkenin geleceği de ciddi bir sınavdan geçiyor demektir.

Diploma sahibi olmak tek başına bir anlam ifade etmemeye başladı. Üniversite mezunu gençler iş bulamıyor, iş bulanlar ise geçinebilecek bir ücret kazanamıyor.

Bugün Türkiye’de birçok genç, geleceğini başka ülkelerde arıyor. Yurt dışına gitmek artık bir hayal değil, bir hedef haline gelmiş durumda. Maalesef gençlerimiz kendi ülkelerinde emeklerinin karşılığını alabileceklerine inanmıyor. Bu da aslında en büyük kayıplarımızdan biri: Beyin göçü.

Ekonomik sıkıntılar da gençlerin hayatını doğrudan etkiliyor. Ev kiraları, ulaşım masrafları, eğitim giderleri ve sosyal yaşamın maliyeti gençlerin omuzlarına ağır bir yük bindiriyor. Birçok genç, ailesine yük olmamak için hayallerini ertelemek zorunda kalıyor.

Daha da önemlisi, gençlerin mutluluk ve yaşam memnuniyeti oranlarında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Umutsuzluk, kaygı ve belirsizlik, gençliğin ruh halini özetliyor. Oysa gençlik; heyecanın, üretmenin ve hayal kurmanın dönemi olmalı.

Gençlerine güven vermeyen toplumlar, geleceğini sağlam temeller üzerine kuramaz. Eğer gençler kendi ülkelerinde mutlu, özgür ve güvende hissetmiyorsa; kalkınmadan, ilerlemeden ve güçlü bir Türkiye’den söz etmek zorlaşır.

Gençler bu ülkenin yükü değil, en büyük hazinesidir. Onlara umut vermek, kaliteli eğitim sunmak, adil bir çalışma hayatı oluşturmak ve yaşam standartlarını yükseltmek zorunluluk olmalıdır.

Çünkü gençliğin umudu tükenirse, bir ülkenin geleceği de yavaş yavaş kararmaya başlar. TÜİK’in verileri bize bunu açıkça söylüyor. Şimdi önemli olan, bu uyarıyı duyup harekete geçebilmektir.


 

Yorumlar