İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ege’de bir sahil kasabasında yaşamak...

Ege’de bir sahil kasabasında yaşamak...

Sabahın erken saatlerinde güneşin doğuşuna uyanmak, hafiften bir rüzgarın burnunuza getirdiği mis gibi iyot kokusunu içinize çekerek yürümek, telaşsız; sakin sokaklar, çiçekli bahçeler, korna seslerinin duyulmadığı bir yerde doğayla içiçe yaşama fikri, birçok kişinin Ege’de yaşama hayali kurmasına sebep oluyordur.

***

Büyükşehirlerin yorucu temposundan kaçmak isteyen birçok kişi rotasını Ege’de  bulunan sahil kasabalarına/ köylere çevirdi. Uzaktan çalışma  imkanlarının artmasıyla birlikte, bu hayali gerçekleştirmek biraz daha kolaylaştı.

Ancak, bu kararı manzaraya bakarak değil, gündelik hayatın gerçeklerini de gözden geçirerek almanız daha doğru olacaktır.

Böyle bir karar aşamasında olanlar için, küçük kasabalarda yaşamanın avantajlarından ve dezavantajlarından bahsetmek isterim.

***

Büyükşehirlerdeki hızlı yaşama gerekliliği buralarda yok. Sabah yürüyüş yapıp, denize girip, evinizde kahvaltınızı yapıp, diğer günlük işlerinizi halletmeniz öğlen saatlerini bile bulmuyor. Vakit size kalıyor ve günü istediğiniz gibi değerlendirmekte serbestsiniz. Böyle küçük yerlere yerleşenlerin, alışkanlıklarından dolayı yavaşlamayı öğrenmeleri bile biraz zaman alabiliyor.

***

Sosyal çevrenin küçülmesinden dolayı, güvenlik problemi yaşanmıyor. Arabanızı, evinizi sıkı sıkı kilitlemeniz gerekmiyor. Özellikle İstanbul’dan gelenlerde gözlediğim en dikkat çekici alışkanlık, güvenlik tedbirlerini sıkı sıkıya almaları oluyor. Uzun bir süre geçtikten sonra daha esnek davranmayı başarabiliyorlar. 

***

Sağlıklı, katkısız gıdaya ulaşabilmek buralarda daha kolay. Doğal olan her şeyin tadını farklı hissedebiliyorsunuz ve bu alışkanlık yapıyor. 

***

En sevdiğim kısmı, kıyafetle ilgili. Burada şehirlerdeki gibi büyük elbise dolaplarına ihtiyaç duyulmuyor. Yaz ayları, şort, terlik, mayo, iki elbise ile geçirilebiliyor.

***

Sahil kasabalarına yerleşmek isteyenlerin bir çekincesi de çocukların eğitimi ile ilgili oluyor. Bana sorarsanız bu yersiz bir endişe. Buralarda okula giden çocuklar için hayat daha eğlenceli ve güvenli. Çevre küçük olduğu için kurdukları arkadaşlıklar daha samimi oluyor. Okuldan arta kalan zamanlarda doğada ve denizde vakit harcadıklarından, dört duvar arasına sıkışmıyorlar.

***

Şimdi gelelim dikkat edilmesi gereken konulara: 

-Eğer bir işte çalışmak zorundaysanız ve uzaktan çalışma imkanınız yoksa buralarda iş bulmak zor.

-Düzenli bir geliriniz yoksa hayat zorlaşabilir. Zira, artan taleplerden dolayı ev kiraları neredeyse büyükşehirlerdeki kiralar kadar yüksek. Pazardaki ürünlerin fiyatı bile bazen İstanbul’da satılanlardan pahalı olabiliyor.

-Kış ayları, burada geçirdiğiniz yaz ayları gibi romantik gelmeyebilir. Kış gelince el ayak çekilir ve ıssızlaşır her yer. Bunu sevenler olabilir ancak bazıları için çok sıkıcı gelebilir. 

-Alışveriş merkezi gezmeyi, konser, sinema ve tiyatro gibi etkinlikleri seviyorsanız, onlara ulaşmak zor. 

-Sağlık sorunlarınız ve takip edilmesi gereken bir hastalık durumunuz varsa sağlık hizmetleri yetersiz kalabilir. 

-Ayrıca ulaşım imkanları da sınırlı olduğundan, mutlaka bir arabaya ihtiyaç var.

-İnternet üzerinden çalışıyorsanız alt yapı nedeniyle aksamalar olabilir. 

-Her yerde doğalgaz olmadığından, kış aylarında nasıl ısınacağınızı planlamanız gerekiyor. 

***

Büyük sorunlardan biri de tamir ve tadilat için yeterli bilgiye sahip eleman/ usta bulmak.  

Eğer bahçeli bir evde yaşıyorsanız ve orada meyve ağaçları, sebze yetişiyorsa ufak tefek bahçe işlerini öğrenmeniz gerekiyor. Meyve ağaçları, sebzeler de olgunlaşmaya başladığında onları değerlendirmek de ayrıca bir iş gücü ve zaman demek. Öyle ya; fidelere bakarak ürün elde edilmiyor.

Bir yeri, bahar ve yaz aylarında sevmek daha kolaydır. Huzur arama isteği ile Büyükşehirden kaçmak arzusundaysanız; birkaç yıl yaz ve kış aylarını karar verdiğiniz yerde geçirmeniz doğru olacaktır. 

Yaz aylarında birkaç haftalık tatilde hissedilen bu huzur ortamı, sürekli yaşamaya karar verildiğinde yerini çok daha farklı duygulara bırakabilir.

Sevgiyle kalın...

Yorumlar