İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Madencilerin sessiz çığlığı

Madencilerin sessiz çığlığı

Toprağın metrelerce altında, karanlığın ve emeğin iç içe geçtiği o dar galerilerde yıllarca alın teri döken madenciler, bugün seslerini duyurabilmek için en ağır yolu seçti: Açlık grevi. Bu, bir eylemden öte; bir çığlık, bir haykırış, hatta bir çaresizlik manifestosudur.

Madencilik, bu ülkenin en zor, en tehlikeli mesleklerinden biri. Her gün evden çıkarken “acaba geri dönebilecek miyim?” sorusunu içten içe taşıyan insanların mesleği… Ama ne yazık ki bu fedakârlık, çoğu zaman karşılığını bulmuyor. Ücretler yetersiz, çalışma koşulları ağır, güvenlik önlemleri ise hâlâ tartışmalı. Yıllardır değişmeyen bu tablo, bugün madencileri açlığa mahkûm eden bir sisteme dönüşmüş durumda.

Açlık grevi, kolay alınan bir karar değildir. İnsan, en temel ihtiyacı olan beslenmeyi bile reddediyorsa, orada artık başka bir dil kalmamış demektir. Bu, “duymuyorsunuz, bari böyle görün” demektir. Madenciler, seslerini duyurabilmek için bedenlerini ortaya koyuyor. Peki biz duyuyor muyuz?
 

Yetkililerden gelen açıklamalar çoğu zaman temkinli, bazen de uzak. Oysa mesele, ekonomik değil, vicdani bir meseledir. Bu insanlar, yerin altında ülkenin enerjisini çıkarırken yerin üstünde yaşam mücadelesi veriyor. Bu çelişki, görmezden gelinecek gibi değil.
 

Toplum olarak da kendimize sormamız gereken sorular var. Birkaç gün gündem olup sonra unutulan bu hayatlar, gerçekten bizim gündemimiz mi? Yoksa sadece bir haber başlığı mı? Madencilerin açlık grevi, aslında hepimize tutulmuş bir aynadır. O aynada sadece onların değil, sistemin ve bizim 

de yüzümüz var.
 

Çözüm zor değil, yeter ki niyet olsun. İnsanca çalışma koşulları, adil ücret politikaları ve en önemlisi güvenli bir çalışma ortamı sağlanabilir. Ama bunun için önce görmek, sonra anlamak, en sonunda da harekete geçmek gerekir.
 

Bugün açlık grevindeki madenciler, kendileri için değil; yarının işçileri, çocukları ve bu ülkenin emeği için direniyor. Onların sessiz çığlığına kulak vermek, bir sorumluluktan öte, aynı zamanda bir insanlık görevidir.
 

Unutmayalım: Yeraltında susturulan sesler, bir gün yerüstünde daha güçlü yankılanır. Ve o zaman duymazdan gelmek mümkün olmaz.

Yorumlar