İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ortadoğu'da mezhep savaşı riski

Ortadoğu'da mezhep savaşı riski

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattıkları savaş devam ediyor. İran'ın ABD'nin Ortadoğu'da Arap ülkelerinde bulunan üslerine saldırması ve ABD ile İsrail'in İran savaş direncini kırmak için arayışlara yöneldiğini görüyoruz. ABD ve İsrail Ortadoğu'da kırılgan bir süreçten geçen ve büyük riskler barındıran mezhep savaşları için girişimlerde bulunduğunu öğreniyoruz. Başta Suudi Arabistan ve diğer bazı Arap ülkelerin (Sünni) ile İran (Şii) arasındaki tarihi rekabet yeniden kıpırdamaya başladı. Irak ve Suriye'de son yıllarda yaşanan sünni ile şii çatışması tüm orta doğuya yayılma riski bulunuyor.

Ortadoğu'da derinleşen mezhep gerilimleri yüzünden bölgeyi iyi bilen bazı uzmanlar ''Cehennem kapıları açılacak'' uyarıları ile ortadoğu'da yaşanacak büyük bir mezhep savaşı tüm bölgeyi ateşe atar diye uyarıyorlar. İran-Suudi Arabistan rekabeti ve bölgesel güç savaşlarıyla birleşerek kronik bir istikrarsızlık, kırılganlık ve çatışma riski oluşturmaktadır. Irak ve Suriye gibi ülkelerdeki çatışmalar, mezhepsel temelli bölünmeleri tetikleyerek geçmişte yaşanan uzun soluklu bir "30 Yıl Savaşları" senaryosunu gündeme getirmek te, bölgesel güç kaymalarına ve büyük bir bölgesel savaş ihtimaline yol açmaktadır.

Ortadoğu'da “mezhep savaşı” riski, özellikle son yıllarda sıkça tartışılan bir konu ve tamamen hayali bir senaryo değil. Ancak bunu tek başına din/mezhep farklılıklarıyla açıklamak da eksik olur. Konu daha çok siyasi, jeopolitik ve güç dengeleri ile bağlantılı. Bölgedeki en belirgin kırılma, Sünni–Şii gerilimi üzerinden şekilleniyor. Bu gerilimin merkezinde ise iki büyük güç var: İran (Şii ekseni temsil eder, Suudi Arabistan (Sünni eksenin önemli aktörü) Bu iki ülke doğrudan savaşmaktan kaçınır sa, farklı ülkelerde dolaylı şekilde karşı karşıya geliyorlar.

Ortadoğu'daki mezhep savaşı tehlikesine ilişkin temel dinamikleri şöyle sıralayabiliriz. Bölgesel güç mücadelesi olarak Suudi Arabistan (Sünni) ve İran (Şii) arasındaki jeopolitik rekabet, bölgedeki mezhep çatışmalarının arkasındaki temel faktör olarak öne çıkmaktadır. Öne çıkan Devletlerin kırılganlığı olarak Irak'ta Haşdi Şabi gibi grupların ordu gücünü aşması ve Suriye'deki demografik yapı (Sünni çoğunluk, Nusayri/Şii azınlık yönetimi) mezhep temelli çatışmalar için zemin hazırlamaktadır. Başka önemli bir konu ise 30 Yıl Savaşları benzetmesi. Avrupa'nın 17. yüzyıldaki Katolik-Protestan çatışmalarına benzer şekilde, Ortadoğu'da da dini ve mezhepsel farklılıkların siyasallaştırılarak uzun süreli, yaygın bir savaşa (30 Yıl Savaşları) dönüşebileceği endişesi bulunmaktadır. Mezhepçilik, dini farklılıkları nefrete dönüştürecek ülkelerin iç bütünlüğünü tehdit etmekte ve bölgeyi daha öngörülemez bir hale getirmektedir. Bu tablo, bölgedeki 2026 yılına doğru artan belirsizlikler ve güç kaymalarıyla birleştiğinde, çatışma potansiyelinin yüksek seyrettiğini göstermektedir.
 

Aslında çoğu mezhep farkı çoğu zaman bir araç olarak kullanılıyor. Asıl mesele güç, etki alanı ve kaynak kontrolü. Yani bir çatışma “mezhep savaşı” gibi görünse de, arka planda: Enerji kaynakları, liderlik, büyük güçlerin (ABD, Çin, Rusya gibi) etkisi gibi faktörler belirleyici oluyor. Tam anlamıyla tüm bölgeyi kapsayan büyük bir mezhep savaşı ihtimali şu an için düşük ama İsrail ile ABD'nin İran savaşından dolayı tamamen imkânsız değil. Çünkü Devletler doğrudan savaşın maliyetini biliyor Ama vekâlet savaşları devam ediyor. Ortadoğu’daki risk tek bir büyük “mezhep savaşı”ndan ziyade parça parça, uzun süreli ve dolaylı çatışmalar şeklinde sürüyor.

Yorumlar