İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çocukluk insanın anavatanıdır

Çocukluk insanın anavatanıdır

İnsanların davranışları, başarıları, karakteri ve bir makama oturduklarında verdikleri kararları nasıl bir çocukluk dönemi yaşadıkları ile çok yakın ilişkilidir. Çocukluğunu sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçiren çocuklar ile çocukluğunu çalışmak zorunda kalanlar, yurtlarda kalanlar ve kötü bir çocukluk dönemi geçirenler, büyüdüklerinde bu durum davranışlarına da yansıyor.

Özellikle Dünyada yaşanan savaşlardan kaynaklı insanların başka bölgelere ve ülkelere göç edip yeni bir hayat kurmaları dönemde yaşadıkları zorluklar, trajediler çocuklarda derin travmalar bırakıyor. Bu durum çocuklarda özgüven konusunda önemli erozyon yaşanıyor. 

 İnsan çocukluğunu yaşamalı çünkü çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. İnsan çocukluğunu kaybederse büyüklüğünüde kaybeder. Yetişkin bir insanın karakteri çocukluğunda yaşadıkları ve aldığı eğitim önemli bir etkendir. Bir insanın anavatanı çocukluğudur.

Bir çocuğun gelişiminde aldığı gıdalardan çok Aile sevgisinin önemli bir katkısı vardır. Bilimsel araştırmaların verilerine göre, küçük yaşta Ailesinden çalışmak için ayrılanlar veya okul eğitimi için çocuk yaşta yatılı okullarda kalan çocukların, büyüdüklerinde fiziksel gelişimi yeteri kadar tamamladıkları ve bu yüzden boy ölçüleri normal ölçülerin altında oldukları belirtiliyor. Ayrıca çocukluğunu yaşamamış ve sevdiklerinden ayrı yaşayan çocuklar ömür boyu bir eziklik belirtileri gösterdikleri gözlenmiştir.

Bir insanın yaşamının temeli çocukluğu ve çocukluk döneminde yaşadıklarıdır.  Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır. Hatta bir ulusun en önemli görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır.

Bir babanın en büyük görevi ve sorumluluğu çocuğuna çocukluğunu yaşatmaktır. Ben bir baba olarak çocuğun, çocukluğunu doya doya yaşamasına fırsatlar yaratmalısınız. Çocukluk insanın anavatanıdır. Çocuk çocukluğunu çocuk iken yaşar ve çocukluk insanın anavatanıdır. Gelecek kaygısıyla çocuğunuzun çocukluğunu ondan almayın, onu vatansız bırakmayın. Hem yaralarını, hem de ilacını çocukluğunda bulabilir insan. Çocukluğunda, yani anavatanında. büyümek de gurbet gibi bir şey zaten.

Geleceğimiz olan “Çocuklar gülsün diye'' diye yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur. Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda büyükler güler. Büyükler mutlu olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler.

 

Yorumlar