İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hayat pahalılığı sınır tanımıyor

Hayat pahalılığı sınır tanımıyor

Son yıllarda Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biri hiç kuşkusuz Suriyelilerdi. Kimi ekonomik yükten söz etti, kimi sosyal uyumdan, kimi de güvenlik tartışmalarından… Ancak bugün ortaya çıkan yeni bir tablo var ki, aslında tartışmanın yönünü tamamen değiştirecek nitelikte: Suriye’in resmi haber ajansı SANA haftasonu Türkiye’deki hayat pahalılığından artık Suriyelilerin bile şikâyet ettiğini ve önemli bir kısmının ülkesine dönme kararı aldığını ifade etti.
Bu cümle ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Çünkü yıllarca Türkiye, savaşın ortasından kaçan milyonlarca insan için güvenli bir liman oldu. Resmî verilere göre Türkiye hâlâ dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkelerinden biri ve yaklaşık 2,3 milyondan fazla Suriyeli geçici koruma statüsü altında yaşamını sürdürüyor. Ancak son dönemde dengeler değişmeye başladı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre, yalnızca son yıllarda yüz binlerce Suriyeli gönüllü olarak Suriye’ye geri döndü. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’den ülkelerine dönen Suriyelilerin sayısının 600 bine yaklaştığı açıklanırken, dönüşlerin giderek hızlandığı ifade ediliyor. 

Peki neden?

Cevap aslında Türkiye’de yaşayan herkesin günlük hayatında gizli: Hayat pahalılığı.
Artan kiralar, yükselen gıda fiyatları, ulaşım ve temel ihtiyaç giderlerindeki sürekli artış yalnızca Türk vatandaşlarını değil, düşük gelirli göçmenleri çok daha sert etkiliyor. Çünkü Suriyelilerin büyük bölümü kayıt dışı veya düşük ücretli işlerde çalışıyor. Ekonomik kırılganlık arttıkça yaşam mücadelesi daha ağır hale geliyor. Nitekim yapılan saha çalışmalarında mültecilerin geri dönüş motivasyonları arasında “ev sahibi ülkelerdeki ekonomik baskılar” önemli bir neden olarak gösteriliyor.

Yani mesele sadece savaşın bitmesi ya da güvenliğin artması değil. Mesele geçinebilmek.
Bugün Türkiye’de bir ailenin en büyük gideri kira. Büyük şehirlerde kira fiyatlarının birkaç yıl içinde katlanması, yalnızca dar gelirli vatandaşları değil, göçmenleri de sistemin dışına itmeye başladı. Bazı değerlendirmelerde, Türkiye’den ayrılan Suriyelilerin bir kısmının özellikle artan kiralar ve yaşam maliyetleri nedeniyle dönüş kararı aldığı açıkça ifade ediliyor. 
İşin ironik tarafı ise şu: Bir dönem Türkiye’ye ekonomik fırsatlar için gelen ya da burada tutunmaya çalışan insanlar, şimdi daha belirsiz ama daha ucuz bir yaşam umuduyla savaşın izlerini hâlâ taşıyan ülkelerine dönmeyi göze alıyor.
 

Bu durum aslında Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir sinyal veriyor. Çünkü Suriyeliler yalnızca sosyal bir mesele değildi; aynı zamanda ekonominin görünmeyen iş gücüydü. Tarımdan tekstile, inşaattan hizmet sektörüne kadar birçok alanda aktif rol oynadılar. Son dönemde geri dönüşlerin artmasıyla bazı sektörlerde iş gücü sıkıntısı yaşandığına dair değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
 

Yani tablo çok katmanlı.
Bir yanda hayat pahalılığı nedeniyle zorlanan vatandaşlar…
Diğer yanda aynı ekonomik baskıyı hisseden göçmenler…
Ve ortada, ekonomik gerçeklerin ideolojik tartışmaları geride bıraktığı bir Türkiye.
 

Aslında bu gelişme bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Ekonomi milliyet tanımaz. Enflasyonun dili yoktur. Pazar filesinin ağırlığı herkes için aynıdır.
 

Bugün Suriyelilerin geri dönüş hikâyeleri yalnızca göç meselesi değildir; aynı zamanda Türkiye’de yaşam maliyetlerinin ulaştığı noktayı gösteren sosyolojik bir göstergedir. İnsanlar savaş korkusunu göze alacak kadar ekonomik baskı hissediyorsa, orada durup düşünmek gerekir.
 

Çünkü bir ülkenin gerçek refah ölçüsü, yalnızca büyüme rakamları değil; o ülkede yaşayan en kırılgan kesimin nasıl yaşadığıdır.
Ve görünen o ki artık sorulması gereken soru şudur:
Suriyeliler neden geldi değil…
Neden gitmeye başladılar?

Yorumlar