İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sosyal medya Punch’ı konuşuyor: Neden bir maymun peluş bir hayvana sarılıyor?

Sosyal medya Punch’ı konuşuyor: Neden bir maymun peluş bir hayvana sarılıyor?

Sosyal medyada hepimiz onu Japonya’da annesi tarafından terk edilmiş “Punch” olarak tanıdık. Küçük bir yavru maymun… Peluş bir oyuncağa sıkıca sarılmış halde uyurken gördük. O görüntü milyonlarca kez paylaşıldı. Altına binlerce yorum yazıldı. Ne kadar masum diyen de oldu, İnsan gibiler diye şaşıran da.
Peki bizi bu kadar etkileyen ne?
Aslında izlediğimiz şey sadece sevimli bir hayvan videosu değil. Çok temel bir ihtiyacın görüntüsü: Bağlanma. Bağlanma kuramını ortaya koyan psikolog John Bowlby, yavruların yalnızca beslenmeye değil, güvenli bir yakınlığa ihtiyaç duyduğunu söyler. Sıcaklık, temas ve korunma hissi en az yemek kadar hayati öneme sahiptir.
Tam da 1950’lerde yapılan deneyler bunun aynısıydı.
Psikolog Harry Harlow, yavru maymunların süt veren ama sert bir düzenek yerine, yumuşak kumaşla kaplı bir modele sarılmayı tercih ettiğini göstermişti. Yani mesele sadece karın doyurmak değil; şefkat ve temasla sakinleşmekti.
Punch’ın peluşa sarılması tam da bunu anlatıyor. Annesinin yokluğunda, küçük bedeniyle kendine bir güven alanı yaratıyor. O peluş gerçek bir anne değil. Ama boşluğu biraz olsun yumuşatıyor.
Çocukların battaniyelerine, oyuncak ayılarına bağlanması da aynı nedenle. Psikanalist Donald Winnicott buna geçiş nesnesi adını verir. Zor zamanlarda insanı rahatlatan, eksikliği biraz olsun hafifleten şeyler…
Peluşa sarılan o yavruyu izlerken içimizin ısınmasının nedeni, onun yalnızlığını hissetmemiz. Çünkü biz de o ihtiyacı tanıyoruz. Biz de zaman zaman bir mesaja, bir hatıraya, bir insana tutunarak sakinleşiyoruz.
Belki de asıl soru şu:
Maymun neden peluşa sarılıyor değil;
Biz neden o görüntüye bu kadar uzun bakıyoruz?
Çünkü bağlanma ihtiyacı sadece insana ait değil.
Bir kuş yavrusu annesine sokulur, bir kedi yavrusu kardeşine yaslanır, bir bebek annesinin kucağında huzur bulur. Türler değişir ama ihtiyaç değişmez. Güvende hissetmek her canlının ortak ihtiyacıdır.
Bağlanma, yaşamın en doğal parçasıdır.
Ve bazen küçücük bir peluş, o ihtiyacın en büyük sembolü.
 

Yorumlar