İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Afrika 2025

Afrika 2025

Yıllık Afrika bilançolarımda, kıtanın iyiye doğru gittiğini gösteren gelişmelere yer verme çabalarım yine sonuç vermeyecek. Geçtiğimiz sene, Afrika bakımından, barış, kalkınma ve demokrasilerde ileri adımlar, yılı olmadı. Kıtanın 2023 nisan ayından bugüne kanayan yarası durumundaki Sudan'da “Ordular Savaşı” hızından kaybetmedi. Doğu Kongo sorununda, ABD ve Katar'ın dışarıdan müdahil olmalarına karşın, hiç bir iyileşme yaşanmadı.

Güney Sudan'dan gelen haberler yeni bir iç savaşa doğru gidiliyor endişesi yaratıyor. Batı Afrika'daki cuntacı frankofon ülkeler, Rusya'nın desteğine rağmen, cihatçı terör karşısında sonuç elde edemezken, demokrasiden de uzaklaşıyorlar. 2025 sonlarında Gine-Bissau'da düzenlenen seçimler darbe ile sonuçlandı, darbenin niçin yapıldığı hala muamma. Benin'deki darbe girişimi ise, ECOWAS'ın hızlı müdahalesi ile önlenebildi.

Madagaskar'da cumhurbaşkanı ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Biri 80 diğeri 90 üzeri iki lider, Uganda ve Kamerun'da, yedinci ve sekizinci kez seçimlerde kazandılar. Malawi ve Seyşeller'de düzenlenen seçimlerde muhalefet liderlerinin iktidara gelmeleri sayesinde kıtada demokratik çarklar, istisnaen de olsa, hala dönüyor diyebiliyoruz. 2025 yılının sürpriz gelişmesini sorarsanız İsrail'in Somaliland'i tanıması diye cevaplarım.

USAİD yardımlarının 2025 başında derhal dondurulması ve ardından kesilmesiyle kıtada açlık tehlikesi arttı. Trump'ın Afrika'da üretilen malların ABD'ne gümrüksüz girmesini sağlayan AGOA yasasını da uzatmayacağı endişesi hakim iken, neyseki korkulan olmadı ve yasa  uzatıldı. Avrupa Birliği, Afrika ile ilişkilerinde rakiplerinin gerisinde kalmama gayreti içinde. Ekonomik sahadaki rakibi Çin ile baş etmesi pek müşkül.

Batı Afrika'da güvenlik alanında Fransa'nın yerini alan Rusya karşısında AB çaresiz ve hareketsiz konumunu muhafaza ediyor. Siyasi alanda da sesi çıkmıyor AB'nin: Trump’ın Afrika için atadığı temsilcisi Massad Boulos bir Afrika başkentinden diğerine uçarken Avrupa Birliği nerede, ne yapıyor sorusu akla geliyor.. Kasım ayında Angola'da yedincisi düzenlenen Afrika-Avrupa Birliği zirvesi vesilesiyle Lobito koridoru projesi tekrar öne çıktı.

ABD ve Avrupa Birliği'nin birlikte finanse ettikleri (1,6 milyar dolar) bu demiryolu üzerinden Kongo ve Zambiya’nın zengin madenleri, eskiden olduğu gibi sadece Çin'e gitmeyecek, Angola'nın Lobito limanından ABD ve Avrupa’ya da ihraç edilecek. AB liderleri, “Global Gateway” yatırım paketi üzerinden Çin’in “Yol ve Kuşak” projesine karşı rekabeti sürdürmek gayreti içindeler.

Basra Körfezinin üç iddialı ülkesi (SA, Katar ve BAE) son 10 yıldır Afrika Boynuzu ve çevre bölgede ağırlıklı ve etkili ülkeler haline geldiler. Özellikle BAE,  Sudan, Etiyopya ve Somali'de, kararları etkileyebilen bir güce dönüştü. Sudan’daki savaşın durması için yapılan çağrıları duymazdan gelen ve RSF güçlerine yardımları inkar eden BAE tutumunu 2026 yılında da sürdürdüğü takdirde bu bahtsız ülkede kan akmaya devam edecek gibi duruyor.

Silahlı çatışmaların aralıklarla devam ettiği ikinci alan Doğu Kongo yıl boyunca dünyanın gündeminden düşmedi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğu sınırında bulunan Kivu eyaletlerinde 30 yılı aşkın huzur, barış ve istikrar sağlanamıyor, ölü sayısı toplamda 6 milyona ulaştı deniliyor. Kıtada, Sudan ve Doğu Kongo'nun dışında, güvenlik sorunlarının devam ettiği üçüncü alan Sahel bölgesinin batısı. Cunta yönetimlerine emanet 3 ülke (Mali, Burkina Faso ve Nijer), cihatçı ve ayrılıkçı terör gruplarının saldırılarını durdurmaya bir türlü muvaffak olamıyor.

Başı özellikle dertte olan Mali. 2006 yılında AQMI adıyla ortaya çıktıktan sonra yeni katılımlarla daha da büyüyüp genişleyen JNİM (Avrupa'daki adı GSİM) Mali’nin kuzeyinde ve doğusunda kırsal alanlarda hakimiyetini sürdürüyor. Geçtiğimiz aylarda, Senegal ve Fildişi Sahili'nden Bamako'ya petrol taşıyan tankerleri hedef haline getiren terör örgütü ile mücadelede, albay Asımi Goita'nın sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sahel kuşağındaki cihatçı grupların kökünün Cezayir iç savaşına (1990-2000) kadar gittiğini biliyoruz. Böylesine kökleşmiş bir terör sorununu çözmenin kolay olmadığı muhakkak. Beş sene önce darbe yapıldı. Ülkedeki Fransız askerler ile BM Barış Gücü askerleri kovuldular, yerlerine Rus Wagner getirildi, bölgesel örgüt ECOWAS'tan çıkıldı. Askeri Yönetim 5 yıl içinde Mali’nin hangi sorununu çözmüştür ? Maalesef çözülmüş ve geride bırakılmış bir sorun göremiyorum. 

Yorumlar