İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ali Suavi Olayı: Osmanlı tarihinde bir darbe girişimi

Ali Suavi Olayı: Osmanlı tarihinde bir darbe girişimi

Sevgili okurlar, önceki köşemizde Yedi Sekiz Hasan Paşa’nın kahramanlıklarından bahsederken, değindiğimiz o meşhur “Çırağan Baskını”na bugün daha detaylı bakalım. “Ali Suavi olayı” olarak bilinen bu hadise, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerindeki siyasi karmaşanın çarpıcı bir örneği. 19. yüzyılın entelektüel bir figürü olan Ali Suavi’nin başını çektiği bu girişim, hem trajik hem de ders dolu bir hikaye.

Ali Suavi, 1839’da İstanbul’da doğmuş bir gazeteci, yazar ve aydın. Genç Osmanlılar hareketine yakın, reformcu fikirleriyle tanınıyor. Avrupa’da sürgünde bulunduğu dönemde gazeteler çıkarmış, Osmanlı’da basın özgürlüğünün öncülerinden biri olmuş.  Ancak, Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışını (1876) ve V. Murad’ın tahttan indirilmesini (akıl sağlığı gerekçesiyle) kabul edememiş. V. Murad, Çırağan Sarayı’nda gözetim altında tutulurken, Ali Suavi onu tekrar tahta çıkarmak için bir plan yapmış.

Olay, 20 Mayıs 1878’de patlak vermiş. Ali Suavi, yaklaşık 150-500 kadar Rumeli göçmenini (muhacir) toplayarak teknelerle Çırağan Sarayı’na baskın düzenlemiş.  Çoğu silahsız olan bu grup, sarayın muhafızlarını aşmayı başarmış ve avluya girmiş. Amaçları, V. Murad’ı kaçırıp Abdülhamit’i devirmekmiş. Sarayda kısa süreli bir kaos yaşanmış; hatta V. Murad bir süreliğine dışarı çıkarılmış.  Ancak, baskın uzun sürmemiş. Beşiktaş Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa, elinde bir sopayla olay yerine yetişmiş ve isyancıları dağıtmış. Rivayete göre, Ali Suavi’yi bizzat sopayla vurarak öldürmüş.  Bu müdahale, olayın bastırılmasını sağlamış ve Hasan Paşa’ya paşalık unvanı kazandırmış, hatırlarsanız, önceki yazımızda bundan bahsetmiştik. Baskın sırasında birçok kişi ölmüş, kalanlar tutuklanmış.

Bu olayın ardından II. Abdülhamit’in paranoyası artmış; saray güvenliğini sıkılaştırmış ve muhaliflere karşı daha sert politikalar izlemiş.  Ali Suavi ise Osmanlı tarihinde hem bir devrimci hem de başarısız bir darbeci olarak anılıyor. Bazıları onu özgürlük savaşçısı görürken, kimileri maceracı bir figür olarak nitelendiriyor Günümüzde bu olay, Osmanlı’nın çöküş dönemindeki iç çekişmeleri anlamak için önemli bir örnek. Sizce, Ali Suavi gibi aydınlar mı yoksa Hasan Paşa gibi sadık askerler mi tarih yazıyor? 

 

Yorumlar