İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kişiliğini makamdan alanlar

Kişiliğini makamdan alanlar

Geçtiğimiz hafta bir etkinlikte eski bir Belediye Başkanı ile karşılaştık. Sohbet ederken ilk sözleri '' Senden küsmüşüm bilesin.Hiç aramıyorsun, uğramıyorsun, bir haberimizi yapmıyorsun'' dedi. Bende kendisine ''Dönüp geçmişe bakman lazım, nerede hatalar yaptım diye bir düşün'' dedim. Bu sözler aslında bana tanıdık geliyor. Yıllardır tanıdığımız bazı dostlarımız, arkadaşlarımızın geldikleri makamlardaki davranışları ile makamlarından ayrıldıktan sonraki davranışları arasındaki farkı, yılların tecrübesi ile çok iyi çözmüş bir insanım.

Halk arasında ve sosyal medya da sık sık paylaşılan Hz. Ömer'in sözü olan ve derin anlam taşıyan ''Kişiliğini makamından alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar” günümüzde dahada önem kazanmaya başladı. Bazen kendilerini bir dönem Milletvekili, Belediye Başkanı, Meclis üyesi, STK Başkanı ve farklı kurum Başkanı ve yöneticileri ile birden zenginleşen iş insanları içinde bu durum geçerlidir. Tabiki bu kıyaslama tüm makam mevkide bulunanlar ve bu mevkilerde yer almış hakkıyla karşılığını vermiş başarılı insanlarımızı ayrı tutuyorum.

Bazı insanlar sahip oldukları makamı kişilikleri, erdemleri ve değerleriyle anlamlandıran insanlar, makamlarından ayrılsalar bile toplumda saygı görmeye devam ederler. Bu insanlar Duruşlarıyla çevrelerine ilham verir ve “adam gibi adam” olarak anılırlar. Bazıları ise varlıklarını yalnızca güç, mevki ve makam üzerinden tamamlayanlardır. Bu kişiler, güçlerini kaybettiklerinde kimliksizleşir ve derin bir yalnızlık içine düşerler. Makamdayken sergiledikleri kibirli ve baskıcı tutum, onları yalnız bırakır. 

Bu tür insanlar yalnızca çevremizde, ülkemizde karşılaşmıyoruz. Maalesef bu tür karakter eksikliği yaşayan gücünü ve kişiliğini makamdan alanlar Dünya'da sayısı oldukça fazladır.

 Makam, mevki, şan şöhret gelip geçer. Ama bazıları gelirken gölge eder, bazıları giderken iz bırakır. Güç, zayıf kişileri sarhoş eder. Aynı şekilde güç asil insanları sineyindeki vefayı daha da güçlü kılar. Asil insanlar, geldikleri mevkilere şeref katar. Asil olmayanlar ise makamları ile şeref, şöhret arar. Güç, kimin vefalı kimin menfaatçi olduğunu ortaya koyan ilahi bir sınavdır.

Günümüzde bu niteliklere sahip yöneticiler bulmak ne yazık ki oldukça zordur. Yine de az da olsa böyle erdemli insanların varlığı, umudumuzu diri tutmaktadır. Özetle ifade etmek gerekirse, herkesin bilmesi gereken en önemli gerçek şudur: Tüm ünvanlar, makamlar ve güçler geçicidir. Kalıcı olan, insanın kişiliği, ahlaki duruşu ve geride bıraktığı izlerdir. Size nacizane tavsiyem hangi makam ve mevkiye olsanız bile dostlarınızı ve arkadaşlarınızı ihmal etmeyin. Onlar her koşulda ve her zaman yanınızda olacak kişilerdir.

 

Yorumlar