İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Geriye ne kaldı?

Geriye ne kaldı?

Zenginler ve güçlüler Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya geldi. Larry Fink, Davos'u birkaç günlüğüne dünyanın merkezi haline getirmeyi başardı. ABD merkezli varlık yönetim şirketi BlackRock'ın başkanı, Dünya Ekonomik Forumu'nu (WEF) bu hafta tarihin yazıldığı bir yere dönüştüren kişi oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ı İsviçre dağlarına getirmede de kilit rol oynayan kişi WEF yönetim kurulu eş başkanı Fink’ti.

* * * *

Davos 2026, jeopolitik ve jeoekonomi tarafından şekillendirilen bir düzenin oluştuğunun açıkça anlaşıldığı bir an oldu. İsviçre'deki toplantı, önceki yıllara göre, çok daha politik ve aynı zamanda çok daha Amerikanvariydi. Bu büyük ölçüde, bağlantılarını kullanarak sadece Trump'ı değil, aynı zamanda Apple CEO'su Tim Cook'u, Microsoft patronu Satya Nadella'yı ve Tesla kurucusu Elon Musk'ı da Davos'a çeken Amerikalı Fink'ten kaynaklanıyordu.

* * * *

Şimdi soru şu... Uzun yıllardan beri en jeopolitik Dünya Ekonomik Forumu'ndan geriye ne kaldı? Elbette, Dünya Ekonomik Forumu her zaman jeopolitik, savaşlar ve çatışmalarla ilgilendi. Ancak iklim değişikliği, gelecek vizyonları gibi konulara da yer verilirdi. Davos şu anda bu diğer konular için bir forum olma rolünü yalnızca kısmen yerine getiriyor. Bu yılın sloganı: "Diyalog Ruhu."idi. Ama neredeyse her şey  Başkan Trump'ın etrafında döndü.

* * * *

Dünya Ekonomik Forumu'nun 56. toplantısı için Davos Kongre Merkezi'nde, her yıl olduğu gibi, Davos'un sloganı duvara yazılmıştı:‚‘Dünyanın durumunu iyileştirmek‘ (Committed to improving the state oft the World)  Ama öyle olmadı. Küresel bir Alman şirketinin CEO'su, ‘Haftanın ilk yarısında herkes Trump‘ın konuşmasında muhtemelen ne söyleyeceğini konuştu. Ve sonrasında da herkes onun ne söylediğini tartıştı‘ diyordu.

* * * *

Kanada Başbakanı Mark Carney, ‘Eski düzen geri gelmeyecek‘ dedi Carney, bu yılki Dünya Ekonomik Forumu'nda en çok okunan konuşmalarından birinde. Geçmişe takılıp kalmanın bir anlamı yoktu. Dünya, ‘büyük güçler arasındaki jeopolitiğin artık hiçbir kısıtlamaya tabi olmadığı acımasız bir gerçekliğin başlangıcındaydı.‘ Kanada gibi daha küçük ülkeler ve orta güçler yeni ittifaklar kurmak zorundaydı: ‘Masada değilsek, menüdeyiz.‘

* * * *

Alman Şansölye Friedrich Merz, Carney'nin konuşmasından o kadar etkilendi ki, Davos'taki konuşmasında bu sözlerden alıntı yaptı: ‚‘Artık sadece değerlerimizin gücüne güvenemeyiz. Gücümüzün değerini de kabul etmeliyiz.‘ Alman Şansölye  Avrupalıları ticaret yoluyla yeni ittifaklar aramaya çağırdı. AB Komisyonu Başkanı da von der Leyen, Davos'ta ‘tüm anlaşmaların anası‘ dediği Hindistan-AB arasında bir serbest ticaret anlaşmasını işaret etti.

* * * *

Davos'ta bir diğer konu da yapay zekaydı. Odak noktası riskler değil, yatırımlar; özellikle de yapay zekâ devriminin başarılı olması için hangi altyapının gerekli olduğu oldu. Elbette, gezegenin en zengin adamı Elon Musk da Davos’taydı. Davos sahnesinde Musk, robotlardan, sürücüsüz arabalardan ve o kadar uzun yaşama olasılığından bahsetti ki, insanın nerede öleceğini seçebileceği – Dünya'da mı yoksa Mars'ta mı – diye konuştu.

* * * *

Davos'ta yalnızca sınırlı ilgi gören bir ülke vardı: Çin, kongre merkezinde önemsiz bir rol oynadı. Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng dışında, önemli olduğu söylenen kimse yoktu. Bunun bir nedeni, Dünya Ekonomik Forumu eşbaşkanı Larry Fink'in ABD'nin Davos sahnesine hakim olmasına izin vermesi, diğer bir nedeni ise Çinli temsilcilerin büyük etkinliklerde yer alma konusunda her zaman daha çekingen davranmaları sanırım...

* * * *

Perde arkasında, Dünya Ekonomik Forumu'nun gelecekteki ev sahipliği konusunda da şiddetli bir mücadele sürüyor. WEF eş başkanı Larry Fink ‘Financial Times‘ gazetesinde Detroit, Dublin, Jakarta veya Buenos Aires gibi birkaç olası ev sahibi şehir önerdi. Hatta her yıl farklı bir yerde, dönüşümlü olabilir dedi. Fink, dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock'ın başkanı. Onun sözü küresel ağırlık taşıyor.

Yorumlar