İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İBB masalı bırak gerçeği anlat

İBB masalı bırak gerçeği anlat

Çubuklu – İstinye arabalı vapuru, AK Partili İBB yönetimi döneminde 21 Mart 2017 tarihinde hizmete alındı. Yani ortada yıllar önce kapanmış, unutulmuş bir hat yok. Bu hat çalışıyordu, işliyordu ve Beykoz halkının gerçek bir ihtiyacına cevap veriyordu. Ancak 31 Temmuz 2025 itibarıyla, CHP yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kapatıldı. Aradan çok zaman geçmedi. Hafızalar taze, mağduriyet güncel, Beykoz trafiği ise her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Buna rağmen Beykoz halkına hâlâ net, açık ve tatmin edici bir açıklama yapılmış değil. Son olarak CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün’ün, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile yaptığı görüşmeye dair açıklamalar kamuoyuna yansıdı.

“Gemi bulmak zor”, “Yurt dışında engeller var”, “Türkiye’deki vapurlar devredildi” gibi gerekçeler sıralandı. Ama Beykozlu vatandaşın aklındaki soru hâlâ cevapsız: Çalışan bir hizmet neden durduruldu? İstanbul gibi bir metropol, iki tane arabalı feribotu gerçekten bulamıyor mu? İBB gibi devasa bütçelere, geniş yetkilere ve büyük kaynaklara sahip bir belediyeyi yönetip iki arabalı feribot bulamıyorsanız, vay İstanbullunun haline, vay… Sorun gerçekten gemi bulamamaksa bu bir yönetim krizidir. Yok eğer gemi var da tercih yoksa, o zaman mesele çok daha ciddidir. Beykoz halkı bu hattın ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyor.

Trafiği rahatlatıyordu, zaman kazandırıyordu, ekonomik bir çözümdü. Kaldırılmasıyla birlikte Beykoz, ulaşım açısından adeta yalnız bırakıldı. Bugün “çözüm arıyoruz” deniyor ama dün alınan kararın gerekçesi hâlâ açıklanmıyor. Burada asıl konuşulması gereken konu şudur: Bu karar zorunluluktan mı alındı, yoksa bilinçli bir tercih miydi? Eğer zorunluluktan alındıysa;

– Teknik raporları,

– Ekonomik gerekçeleri,

– Hukuki dayanakları

Beykoz halkıyla açıkça paylaşın.

Eğer bilinçli bir tercihti ise; Bu tercihin arkasındaki gerekçeleri de şeffaf bir şekilde açıklayın.
Vatandaşa hizmet eden bir projeyi hayata geçiren AK Parti dönemindeki İBB yönetimi olmuştu. Ne hikmetse, CHP’li belediye yönetimi bu hizmeti sürdüremez hâle geldi. Beykoz halkının sormaya hakkı olan çok net bir soru var:

Altındaki gerçek sebep nedir?

Sorun sadece gemi mi? Yoksa bu gemilerin yanaştığı alanlarla ilgili farklı bir plan mı var?
Bu arazilerle ilgili ileride kamuoyuna açıklanacak başka projeler mi düşünülüyor? Eğer öyleyse, Beykozlu vatandaşın bunu bilmeye hakkı vardır. CHP’li Beykozlu yöneticiler ise bu konuda artık vatandaşa hesap veremez hâle gelmiş durumda. Seçim zamanı oy isteyenler, bugün Beykoz halkının karşısına net bir açıklamayla çıkamıyor. Beykoz halkı hem kaybedilen Çubuklu – İstinye arabalı vapurunun, hem de kaybedilen belediye yönetiminin hesabını soruyor. Ama ortada tatmin edici tek bir cevap yok. CHP Beykoz İlçe Başkanı’nın yaptığı İBB ziyaretleri ise ne yazık ki sonuç üretmeyen, daha çok “uğraşıyoruz” görüntüsü vermeye yönelik adımlar olarak algılanıyor. Kamuoyuna yansıyan açıklamalar, somut bir çözüm içermiyor.

Elde yine sıfır.

Özlem Vural Gürzel ise sorunun İBB’de olduğunu söyleyerek sorumluluğu üzerinden atıyor. Oysa siyaset, sorumluluktan kaçma değil; çözüm üretme yeridir. İBB’de masaya yumruğunu vurup “Bu işi çözeceğiz” diyebilecek bir irade olmalıydı. Ama ne yazık ki ortada böyle bir yönetim kararlılığı görünmüyor.

Sorun hep bir başkasında, Çözüm ise hiçbir yerde… Çünkü mesele artık sadece bir vapur meselesi değildir. Bu, şeffaflık, samimiyet ve hesap verebilirlik meselesidir. Beykoz halkı masal dinlemek istemiyor. “Takip ediyoruz”, “uğraşıyoruz”, “zor süreç” gibi cığlıklar artık kimseyi ikna etmiyor.

Net cevap istiyoruz;

– Bu hat neden kaldırıldı?

– Kim karar verdi?

– Gerekçesi neydi?

– Neden halka açıklanmadı?

Çubuklu – İstinye arabalı vapuru, Beykoz’un İstanbul’la kurduğu en hızlı, en insani ve en ekonomik bağlardan biriydi. O bağ koparıldıysa, bunun hesabı da halka verilmelidir. Bu sorunun bir an önce çözülmesini ve Beykozlu vatandaşlara karşı hizmet etme sorumluluğunuzun yerine getirilmesini istiyoruz.

Masalı bırakın.
Gerçeği anlatın.

Yorumlar