İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Özendirme ve bağımlılık

Özendirme ve bağımlılık

Yıl 1989 Türkiye ilk defa pizza dükkanlarıyla tanışıyor. Türkiye’ye birkaç dükkân açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü bir marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz. Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez. Dükkanlar kapatılır ve geri dönülür.

İki yıl sonra1991senesi. Amerika'da bir prodüksiyon şirketinin ürettiği bir çizgi film dünyada büyük ilgi görür. Yapımcı şirket Türkiye’deki bir özel kanala da bu çizgi filmi teklif eder. Kanal şaşkındır, fiyat gerçekten olması gerekenden daha fazladır. Adeta kapandaki peynir gibi duran bu teklifi kaçırmaz özel kanal. Yayınlanmaya başlar. Çizgi film Türkiye’de de çok tutulur. Oyuncakları, rozetleri, kartpostalları, defterleri ve kitap kapları ile müthiş bir pazarlama da beraberinde gelir. 1994 yılına gelindiğinde çizgi film dizisi milyonlarca çocuğu ve genci etkisi altına almıştır. Çizgi filmde en sevilen yemek pizzadır.

Bu çocuklar diziden etkilenerek annelerinden pizza pişirmesini istemeye başlar. Türk anneleri pizzayı nasıl yapacağını bilmez. Talep gitgide artar ve derken pizza zinciri dükkanlarını yeniden aktif hale getirir, yeni dükkanlar açar. Çocuğu yemek yemeyen anneler mecburen pizza sipariş eder. Liseli, üniversiteli gençler arasında bir itibar nesnesi haline gelir. Türk mutfağının demode lahmacunu, pidesi terk edilmiş, gençler gruplar halinde pizza dükkanlarına gider hale gelir.

Tesadüfen! Pizza talebini patlatan bu çizgi film sizlerin de tahmin edeceği gibi "Ninja Kaplumbağalar” dan başkası değildir. Şimdi o çocuklar büyüdü, çizgi filmi ilk izleyenler 30'lu yaşlara geldi. İlk jenerasyon genç evli, yeni nesil aile oldu. Onlardan sonraki jenerasyon şimdilerde üniversite öğrencisi ya yurtta ya da öğrenci evinde kalıyor.

İlk jenerasyondaki evliler evde yemek pişirmek yerine sık sık şöyle diyor; “Pizza mı söylesek?” Bir sonraki jenerasyon da yurt odasına ya da öğrenci evine neredeyse her akşam pizza sipariş ediyor. İşte algılarımız böyle yönetiliyor. 20-30 yıllık stratejiler çiziliyor, uygulanıyor. Bizim eğlenceli diye olarak izlediğimiz masum çizgi filmler, diziler, sinema filmleri birtakım fikirlerin beyinlerimize çok daha hızlı zerk edilmesini sağlayan katalizörlerden ibaret. Ve emin olun, bu bilinçaltı pazarlamacıları bu algı sihirbazları bize sadece pizza yedirmiyor. Bu sadece bir örnekten ibaret.

Her Amerikan filminde Apple bilgisayarların görünmesi bugünkü Apple çılgınlığının temeliydi. Her filmde sabah işe giderken elinde Starbucks kahve ile koşturuyor olması bugün bir kahveye 100 lira ödüyor olmamızın nedenlerinden birisi. Afrika'da ayağında ayakkabı olmadığı için pet şişe bağlayan, Afrikalı gençlerin elinde içine su doldurulmuş Coca-Cola kutularıyla gezmeleri ve bununla sınıf atladıklarını düşünmeleri de yıllardır Coca-Cola’nın yaptığı "mutluluk" reklamlarının sonucu. Gerçekte mutlu olmayanlar içtikleri içecekten mutluluk akıtmaya çalışıyor işte, başka bir şey değil.

Türkiye'de televizyonun ilk yıllarında hayranı olduğumuz, pazar günü kuşağında oynayan Western "Vahşi batı" filmlerindeki karizmatik kovboyu hatırlamayan yoktur. O kovboyun ağzındaki Marlboro sigarayı bunca zaman hala bırakabilmiş değiliz. Etkiye bakar mısınız? İşte bu yüzden unutmayalım; bize sunulan görüntülerin, reklamların, film ve dizilerin %99’u bir amaca hizmet ediyor. Özendirme ve bağımlı hale getirme Stratejileriyle karşı karşıyayız. İnanmadan etkilenmeden, kendimizi kaptırmadan önce iki kere düşünelim. "Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter” diyordu Malcolm X. Uyanık olmayana pizzayı da yedirirler, kolayı da içirirler üzerine de bir sigara yaktırırlar.

Sağlıcakla...

Yorumlar