İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İstanbul'da yapılaşma

İstanbul'da yapılaşma

Bir kısım deprem uzamnlarına göre büyük Maramara depereminin eli kulağında. Bazı bilim insanları ise mutlaka olacfak ama henüz erken diyor. Bazıları da büyük bir yıkıcı depremin olmayacağını söylüyor.

Her durumda metropol şehrin yapı stokunun sağlam olması kaçınılmaz. Ama İstanbul’da yıllardan beri devam eden bir yapılaşma sorunu var. Özellikle 1950’lerden sonra göçle birlikte çok sayıda bina denetimsiz inşa edildi. 1999 Marmara Depremi öncesi yapılan yapıların önemli kısmı bugünkü standartlara uymuyor. Aynı parselde fazla kat, dar sokaklar ve yetersiz toplanma alanları riski artırıyor.

Eski binalarda beton dayanımı çok düşük. Betonun kalitesinden çok, uygulama hataları en büyük problem. Depremde binaları yıkan şey “beton” değil, kötü beton + kötü mühendisliktir.

İstanbul, Kuzey Anadolu Fayı’na çok yakın. Bilim insanları, özellikle Marmara Denizi içindeki faylarda büyük bir deprem olasılığının yüksek olduğunu söylüyor. Risk, depremden çok dayanıksız bina stokundan kaynaklanıyor.

2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği sonrası yapılan yapılar:

Doğru projelendirme. Kaliteli beton. Etkin denetim varsa çok daha güvenli.

Ancak “yeni bina = kesin güvenli” demek doğru değil; zemin etüdü ve uygulama kalitesi şart.

Kentsel dönüşüm, rant odaklı değil, risk odaklı olmalı.  Depremde hasarı belirleyen en önemli faktörlerden biri zemin türü. Aynı bina, farklı zeminde çok farklı sonuçlar verir. Bu bölgelerde alüvyon, dolgu ve yumuşak zemin yaygındır; deprem dalgalarını büyütür. Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Zeytinburnu, Bakırköy (sahil kesimleri), Yeşilköy – Florya, Haliç çevresi, Maltepe – Kartal sahil hattı, Pendik sahil kesimleri, Tuzla (dolgu alanlar) bu bölgelerde bina sağlam değilse yıkım riski çok daha yüksektir. Orta riskli bölgeler ise Bahçelievler, Bağcılar, Esenler, Ümraniye, Sarıyer’in bazı kesimleri şeklinde sıralanıyor.  Kentsel dönüşüm maalesef çoğu zaman deprem güvenliği yerine rant odaklı yapılıyor. En sık yapılan hatalardan biri sadece bina yenileniyor. Zemin, çevre ve altyapı hesaba katılmıyor

 

 

 

Yorumlar