İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çin'in ekonomik yükselişi

Çin'in ekonomik yükselişi

20. yüzyılda Dünyada ABD ve SSCB etkisi altında kalmıştı. 21 yüzyılda ise ABD ve Çin arasındaki rekabet ve Dünya üzerindeki etkisini görmeye başladık. Çin'in ekonomi ile birlikte askeri ve siyasi yükselişi başta ABD olmak üzere batı ülkelerini tedirgin ediyor. Ayrıca Çin, bilimde yalnızca ABD'yi yakalamakla kalmıyor, birçok alanda önüne geçiyor. ABD, batının Asya-Pasifik'teki müttefikleri Çin’in bu önlenemez yükselişini tedirginlikle izliyor. Çin, son yıllarda hızlı ekonomik büyümesi ve teknolojik ilerlemeleriyle dikkat çekerken, aynı zamanda askeri güç olarak da önemli bir yükseliş sürecini yaşıyor. Çin'in küresel sahnedeki hızlı yükselişi, dünya düzenini yeniden şekillendiren önemli bir gelişme olarak düşünülüyor. Ekonomik, askeri ve teknolojik alanlardaki başarıları, Çin'i küresel bir güç haline getiriyor.

Bu denli yüksek hacimli üretimin tek başına Çin'in ulusal sınırları içinde tüketimi söz konusu değildir elbette. Bu dev imalatçılığın hatırı sayılır büyüklükte diyebileceğimiz Çin dışına bir ihracat hacmi bulunuyor. Çin otomotiv sektörü, ABD ve Avrupa otomotiv sektörünü olumsuz etkilemeye devam ediyor. Çin otomotiv sektörü, hem iç satışların hem de ihracatın aynı anda yükselmesi sayesinde 2025’te rekor kırdı. Çin Otomobil Üreticileri Birliği'ne (CAAM) göre yıl boyunca toplam araç satışlarının 34 milyon adedi aştığı, bunun yaklaşık 16 milyonunu yeni enerji araçlar (NEV) oluşturduğu açıklandı. Çin, 2025’te yurt dışına ihracat olarak yaklaşık 7 milyon araç gönderdiği öğrenildi.

Ekonomi sahasında Çin’in başta ABD olmak üzere diğer emperyalist güçler karşısındaki hızlı yükselişi üretim ve ticaretin dışında yönler de barındırmaktadır kuşkusuz. Çin, 1970'li yıllarda içine kapanık ve geri kalmış ekonomisinden çıkarak 1980’lerden bu yana ülke, büyüyen sanayi hedefleri doğrultusunda önemli bir gelişim ve dönüşüm geçirmiş oldu. Çin, son yıllarda ekonomik, ticari, siyasi ve askeri alanlarda büyük bir ilerleme kaydederek uluslararası arenada daha görünür hale geldi. ABD, ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü koruyabilmek için hem Çin’e yönelik tedbirler alıyor hem de müttefikleri üzerinde baskı uygulamak suretiyle Çin'e bağımlı hale gelmemeleri için çaba sarfediyor.

Ekonomik gücünü hızla artıran ve teknolojik yatırımlarla kendini yenilikçi bir güç olarak konumlandıran Çin, hem Asya'da hem de dünyanın geri kalanında etkinliğini her geçen gün daha da artırıyor. Çin ile ABD arasındaki bu çok yönlü rekabet üçüncü ülkeleri ve özellikle de bölge ülkelerini huzursuz ediyor. Asya-Pasifik'teki küçük ülkeler Çin’le iyi ilişkiler yürütme zorunluluğunu hissederken ABD'yi de tam olarak karşılarına almak istemiyor.

Çin'deki büyüme geçmişine baktığımızda, işçi ücretlerin düşük seviyesi tutulması, küresel büyük  firmaların üretim tesislerini Çin’e taşımaları için çekici bir ortam oluşturmuştur. Çin'in yükselişi yalnızca Çin’le alakalı değil, 200 yıldır devam eden Batı hâkimiyeti döneminin sonu ve Asya’nın yükselişiyle birlikte yaşanan bir gelişmedir.

Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş ve ABD ile Avrupa ülkelerin Rusya karşısında Ukrayna'ya verdikleri destek ile Dünya ekonomisi ve askeri güç dengesi tartışmalarında beraber getirdi. Son yıllarda Çin, ekonomik büyümesini askeri kapasitesini artırmak için kullandı. Ekonomik güç, askeri harcamaların artmasına olanak sağladı ve Çin, modern silah sistemleri, donanma, hava kuvvetleri ve siber savunma alanlarında önemli ilerlemeler kaydetti. Çin'in askeri bütçesi, son yıllarda istikrarlı bir şekilde artarak, dünyanın en büyük ikinci askeri bütçesi haline geldi.

Çin'deki büyüme başarısı görüldüğü üzere kısa vadeli bir oluşum değil. Farklı alanlardaki uzun vadeli birçok politikanın uyum içinde uygulanmasının sonucudur. Dünya tarihinde her yüzyıl farklı bir askeri ve ekonomik güçler doğurmuş ise ve 20. yüzyıl ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki rekabet etrafında şekillendi ise, 21. yüzyılda uluslararası sistem Çin ve ABD arasındaki rekabet göre şekilleneceği görülüyor.

 

Yorumlar