İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Savaştan çıkış

Savaştan çıkış

Sabah kahvaltıda gazetelere göz gezdiriyorum. The New York Times ‘Rusya, Ukrayna'yı Yaklaşık 10 Saat Boyunca Bombaladı‘ diyor. Rus saldırısı gece yarısından hemen önce başlamış ve sabah saat 09:30 civarında sona ermiş. Kiev'de yerel yetkililer, yoğun beyaz sis altında çıkan yangınlara ve yedi ilçedeki yaralılara müdahale etmiş. Kapsamlı saldırıda enerji altyapısı ve "sivil tesisler" hedef alınmış.

* * * *

Ukrayna’ye göre, Rusya 36 füze ve 596 saldırı İHA'sı fırlatmış, en yoğun ateş Kiev’e yönelikmiş. Ukrayna Enerji Bakanlığı'na göre, gece boyunca düzenlenen saldırılarda Kiev ile çevre bölgede 600 binden fazla tüketici elektriksiz kalmış. Cephede, Ukrayna Rusya'yı kontrol altında tutmakta zorlanıyor. Donbas bölgesinde stratejik bir lojistik ve demiryolu merkezi olan Pokrovsk, aylarca süren şiddetli çatışmaların ardından düşmenin eşiğinde.

* * * *

Neu Zürcher Zeitung gazetesine bakıyorum.  Mart 2015’ten beri genel yayın yönetmeni Eric Gujer, ‘Barış Zamanı‘ başlığıyla yazdığı yorumda, ‘Hemen hemen her savaşta, tarafların savaş alanında mı yoksa müzakere masasında mı fedakarlık yapmak istediklerine karar vermeleri gereken bir an gelir. Ukrayna bu yol ayrımında. Bir kış daha savaş mı?, Yine sayısız sivil ölümü ve cephede ölenler, yaralananlar ve travma geçirenler...‘
* * * *

1780’den beri aralıksız yayınlanan gazetenin yayın yönetmeni şöyle devam ediyor; ‘Bu zorluklar, zafer veya en azından önemli ölçüde iyileşme umuduyla birlikte olsaydı muhtemelen katlanılabilir olurdu. Ancak durum farklı. Ukrayna, askeri statükoyu ancak daha fazla çatışmayla koruyabilir. Ki bu bile iyimser bir tahmin. Asıl soru, Kiev'in daha da yüksek bir kan bedeli ödeyerek tarihin akışını kendi lehine çevirip çeviremeyeceğidir.‘

* * * *

Ukrayna‘nın parası da tükeniyor. Önümüzdeki yıllarda savaşı sürdürebilmesi için ihtiyaç duyacağı 250 milyar dolarlık nakit ve silahı sağlayacak borç batağındaki bir Avrupa'yı hayal etmek bile zor. ABD'nin doğrudan mali desteğini çekmesinin ardından Avrupa ülkeleri Kiev'in en büyük destekçileri haline geldi ama Avrupa gemisini yönetenlerin halkı Ukrayna'ya büyük meblağlarda yardım sağlamaya ikna etmek muhtemelen artık çok zor.
 

* * * *

Batı‘da dondurulmuş 300 milyar dolar civarındaki Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması seçeneği üzerinde de anlaşma sağlanamadı. Rus varlıklarının yaklaşık üçte ikisi olan 183 milyar avro Brüksel merkezli merkezi menkul kıymet saklama kuruluşu Euroclear'da tutuluyor. Belçika planı veto etti ve en ufak bir risk almak ve sonuçta 183 milyar avroluk bir sorumluluk altına girmek istemediğini açıkladı.

* * * *

Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi, Ukrayna, cumhurbaşkanlığı ofisi yetkililerinin de dahil olduğu büyük bir yolsuzluk skandalıyla çalkalanıyor ve bu durum, müttefiklerin ve Ukraynalıların güvenini sarsıyor. Cumhurbaşkanı Zelenski, yolsuzluk soruşturmasının çığ gibi büyümesi üzerine cuma günü başdanışmanı Andriy Yermak'ı görevden aldı. Yermak, yıllardır Kiev'deki en güçlü ikinci adam olarak cumhurbaşkanının yanında yer alıyordu.

* * * *

Dünyanın cevap aradığı şey. Şu anda en önemli şey savaştan gerçekçi bir çıkış yolu bulabilmek. Ama bunun cevabı kolay değil. Ve Ukrayna savaşı sona erdirmek istiyorsa – ki öyle görünüyor -  ABD’nin tartışmalı çabalarıyla baş etmek zorunda; bu çablar da o kadar kaotik bir diplomatik süreçte ilerliyorki. İster 28 isterse 19 maddelik olsun, plan sonunda Ukrayna iç politikasında da büyük sonuçlar doğuracağı muhakkak.
 * * * *

Thomas Paine ismini duydunuz mu. 1737-1809 arasında yaşayan yazar, politikacı, ABD’nin kurucu babalarından. 1775 yılında Benjamin Rush ile birlikte yazdığı “Common Sense” isimli broşürde "İnsanların ruhunu sınayan zamanlar bunlardır" diye yazmış. Amerika'nın İngilizlerden kurtulma savaşında umutsuzluğa kapıldığı Aralık 1776'nın karanlık günlerinde yazmışlar bu broşürü. Bugünler için de ‘Ukrayna halkının ruhunu sınayan zamanlardır bunlar‘ diyebiliriz belki.

Yorumlar