İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Orta Asya'da yeni düzen

Orta Asya'da yeni düzen

Merkezî Asya Devlet Başkanları’nın VII. İstişare Toplantısı’nda Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in önerisiyle gündeme gelen “Merkezî Asya Topluluğu” fikri, bölgesel entegrasyon çerçevesinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu öneri, Orta Asya’nın beş eski Sovyet cumhuriyeti ile Azerbaycan’ı kapsayan bir stratejik blok kurulmasını ve ekonomik, güvenlik, altyapı ve çevre alanlarında koordinasyon sağlanmasını hedefliyor. Ancak bu yeni yapı, Türk dünyasının mevcut işbirliği mekanizmalarından biri olan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile olan ilişkiler bağlamında bazı soruları gündeme getiriyor.

TDT, 2009 yılında kurulan ve Türkiye ile altı üye ülkeyi (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Macaristan’ın gözlemci statüsü) bir araya getiren bir yapı olarak, Türk dünyasında siyasi, kültürel ve ekonomik işbirliğini artırmayı amaçlıyor. Burada Türkiye’nin merkezi bir rolü bulunuyor ve yapının yönelimi, Türk dünyasının ortak dil, tarih ve kültürel bağları üzerinden şekilleniyor. Buna karşın Merkezî Asya Topluluğu, kapsayıcı bir blok olarak tasarlanmış; sadece Türkiye değil, bölge ülkelerinin eşit statüde katılımına dayanıyor. Bu açıdan, TDT’nin aksine, “Türk kimliği” odaklı değil, bölgesel çıkar ve coğrafi yakınlık temelli bir entegrasyon modeli sunuyor.

Orta Asya Topluluğu (Öneri):

– Sadece Orta Asya devletlerini (Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan) ve artık Azerbaycan’ı kapsıyor.

– Daha çok coğrafi temelli bir birlik.

– Ekonomi, su, enerji, sınır ve güvenlik gibi tamamen bölgesel sorunlara çözüm üretmeyi hedefliyor.

– Türkiye bu formatta yer almıyor.

• Türk Devletleri Teşkilatı:

– Dil, kültür, tarih bağlarına dayalı kimlik temelli bir örgüt.

– Üyeleri: Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan. (Türkmenistan gözlemci)

– Amacı: Türk dünyasının entegrasyonu, ortak savunma perspektifi, ticaret, altyapı ve kültürel işbirliği.

Kesişim Alanı:

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve fiilen Türkmenler her iki yapı içinde ortak.

Orta Asya ülkeleri denge siyaseti yürütüyor

Bu ülkeler hem:

– Rusya ile ilişkiyi korumak,

– Çin ile büyük ekonomik ortaklığı sürdürmek,

– Batı ile arayı açmamak,

– Buna ek olarak Türk Devletleri Teşkilatı içinde Türkiye ile bağları güçlendirmek zorundalar.

Bu nedenle Orta Asya Topluluğu onlar için nötr, “Türklük” vurgusu barındırmayan daha güvenli bir platform.

Bu iki format arasındaki potansiyel ikilem, özellikle dış politika ve bölgesel strateji bağlamında kendini gösterebilir. Türkiye, TDT aracılığıyla kültürel ve siyasi bağları güçlendirirken, Merkezî Asya Topluluğu’na olası katılımı, Türkiye’nin liderliğini dengelemeye yönelik bir ortam yaratabilir. Öte yandan, Merkezî Asya ülkeleri, kendi önceliklerini ve bağımsız diplomatik hareket alanlarını korumak isteyebilir. Bu durum, Türkiye için hem fırsatlar hem de sınamalar içeriyor: Fırsat, bölgesel entegrasyon projelerinde danışman ve stratejik ortak olarak rol almak; sınama ise Türkiye’nin etkisinin görece sınırlı olabileceği bir eşit statülü blokta konumunu yönetmek.

Aynı zamanda, Merkezî Asya Topluluğu, TDT ile doğrudan rekabet etmek yerine tamamlayıcı bir yapı olarak da değerlendirilebilir. Örneğin, TDT kültürel ve siyasi işbirliğini güçlendirirken, Merkezî Asya Topluluğu ekonomik ve altyapısal projelerde bir platform sağlayabilir. Bu bakış açısıyla, iki yapı arasında mutlak bir ikilem değil, çok katmanlı ve eş zamanlı işbirliği fırsatları doğabilir.

Sonuç olarak, Merkezî Asya Topluluğu’nun kurulması, Türk dünyası bağlamında Türkiye’nin rolünü yeniden düşünmesini gerektirse de, dikkatli bir diplomasi ve stratejik koordinasyon ile iki yapı birbirini tamamlayan bir model oluşturabilir. Bölgesel entegrasyon ve küresel rekabet koşulları göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin hem TDT hem de yeni blok üzerinden bölgesel etkinliğini artırma potansiyeli mevcut.


 

Yorumlar