İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Herkesin bir sonbaharı vardır

Herkesin bir sonbaharı vardır

Sonbahar mevsimin doğası gereği çiçeklerin, meyvelerin olgunlaştığı, ağaçlarda yaprakların düştüğü, yeşillikler sarardığı bir mevsimdir. Bu mevsimde olgunlaşan doğa ile beraber insanlarda olgunlaşıyor. Sonbahar da parklarda ve banklarda oturanlar insanlar çevrelerine ve gökyüzüne daha hüzünlü bakıp bir yılın muhasebesini yapıyorlar. Herkesin içinde bir sonbaharı vardır. Kimi yaşadıkları ile kimi düşündükleri ile kimi ise yapacakları ile bir sonbahar havasını içinde saklar.

Sonbahar her zaman en sevdiğim mevsim olmuştur. Her şeyin son güzelliğiyle parladığı, sanki doğanın büyük final için bütün yıl boyunca birikim yaptığı zaman olarak önüme çıkıyor. Herkesin bir sonbaharı vardır; Kiminin yaşamadan yaşlandığı kiminin yaşlanmadan yaşadığı.Tıpkı Dört Mevsim gibidir insan. Gülerken “yaza” sevinirken “ilkbahara”, soğurken “kışa” hayalleri yıkılırken “Sonbahara” benzer.

Sonbahar geldiğinde kişilerde hafiften bir durgunluk gelir. Daha az sosyalleşme, daha az insanla görüşme ve içe kapanıp kendini bulma arayışları bu mevsimde yaşanır. Oluşan bu seçimlerde mevsimin şartları etken olsa da kişilerin sonbahar iklim şartları kafaların biraz olsun dinlenmesine yardım eder. Sonbahar, düşen yapraklar kadar güzel, ruhumuzu sarıp sarmalayan bir serenat gibidir.Sonbahar, doğanın en büyüleyici dönüşümüne tanıklık ettiğimiz bir mevsim. Sararan yaprakların dansı, serin esintiler ve renk cümbüşü, her yıl bizi kendine hayran bırakır. Sonbahar, doğanın kendi içine dönüp yeniden doğmaya hazırlandığı mevsimdir.Tıpkı insanlar gibi.

Çünkü bu büyülü mevsim sadece doğanın değil, aynı zamanda duygularımızın da değişimine ev sahipliği yapar. Hüzünle karışık bir mutluluk, geçmişin hatıralarına duyulan özlem ve geleceğe dair umutlar; sonbaharın serinliğinde harmanlanır. Sonbahar denilince aklımıza ilk gelen şey serin havalar, dökülen yapraklar ve şiddetli yağmurlar. Her ne kadar bu sonbahar herkes tarafından sevilmezse de aslında kendine has gizli bir güzelliği var bu mevsimin.

Sonbahar geldiğinde insanlarda bir hüzün, bir iç hesaplaşma, bir duraklama ve yenileme duygusu ile fabrika ayarlarına dönme ihtiyacı hissine kapılır. Sonbahar yeni bir başlangıçtan önce eski bir şeylerin bitmesini simgeliyor. Ağaçlardaki yapraklar dökülmezse yenileri çıkmaz, yağmurlar yağmasa gökyüzü açılmaz. Doğa uzunca bir yorgunluktan sonra fazlalıklarından kurtulup derin bir dinlenme uykusuna dalıyor sanki. Bir süre mücadelesine, savaşına, çabalamaya ara veriyor ki, tekrar uyandığında daha güçlü olsun. Güneş yazın daha parlak olmak için dinlenmeye çekiliyor sanki.

Herkesin bir sonbaharı vardır. Sonbaharda doğanın bize gösterdiği bir işaret mi bilinmez. Duygusal olarak içimizde bazı şeyleri sonlandırmak. Yada bazı kararları vermekte daha hüzünlü şekilde düşünüp noktayı koyduğum mevsimidir sonbahar. Her yeni sonbahar, göreceğimiz sonbahara biraz daha yakındır, ilkbahar ya da yaz için de bu böyledir; ama sonbahar, doğası gereği her şeyin sonunu hatırlatır.

 

Yorumlar