İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Yayaya saygının şehri: Tiran

Yayaya saygının şehri: Tiran

Son birkaç gündür Arnavutluk’un başkenti Tiran’dayım.

Ve sanırım burada beni en çok şaşırtan şey, insanların birbirine olan saygısı değil, araçların yayalara gösterdiği saygı oldu.

Evet, yanlış duymadınız, burada yola adım atmanıza bile gerek kalmadan araçlar duruyor.

Bir an düşünün: Yaya geçidinin kenarında bekliyorsunuz. Daha ayağınızı asfalta koymadan, uzaktan gelen araba yavaşlıyor, duruyor, hatta size “Buyur, sen geç” der gibi başıyla selam veriyor. Üstelik bu bir istisna değil, neredeyse herkes böyle. O kısa an, bir yaya geçidinin üzerinde değil de, bir medeniyet sınırının tam ortasında duruyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Almanya’dayken buna benzer bir düzeni görmüştüm ama orada sistem farklı işliyor. Alman sürücü, yaya geçidine adım attığın anda durur, çünkü kural öyle der.

Tiran’da ise sürücü, senin adım atmanı bile beklemez. “Belki geçecek” der ve önceden frene basar. Belki de Arnavutluk’un son yıllarda geçirdiği dönüşümün en sessiz, en anlamlı göstergesi bu. Yeni yollar, modern binalar, geniş caddeler değil; insanın insana gösterdiği bu küçük nezaket anları…

Şehir planlamasıyla, yasalarla, cezalarla şekillenmiş gibi görünse de, aslında bu davranışların temelinde bir kültürel uyanış var.

Bu kadar basit bir şey, insanın içini neden bu kadar ısıtır diye düşündüm. Belki de uzun zamandır görmediğimiz bir şeye rastlamış olduğumuz içindir: saygıya!

Saygının arkasındaki sistem

Bu nezaketin ardında yalnızca iyi niyet değil, aynı zamanda kararlı bir denetim var.

Arnavutluk’ta son yıllarda “Respect the Pedestrian” yani “Yayaya Saygı” adıyla bir kampanya başlatıldı.

Trafik polisleri, şehir merkezlerinde yaya geçitlerini sürekli gözetliyor. Kameralarla desteklenen sistemde, yayaya yol vermeyen sürücülere 500 ile 2000 lek arasında para cezası kesiliyor.

Tekrar eden ihlallerde ehliyet puanı düşüyor, hatta kısa süreli ehliyet askıya alma cezaları uygulanıyor. Bu sıkı denetimler ve düzenli kontroller, sürücülerin davranışını tamamen değiştirmiş durumda. Artık bir araç sürücüsü, geçidin kenarında duran bir yayayı görünce refleks olarak duruyor. Çünkü hem cezanın farkında hem de toplumda oluşan yeni bilinçle hareket ediyor. Ve Tiran, sadece bir şehir gibi değil, insan olmanın zarafetini hatırlatan bir yer gibi…


 

Yorumlar