İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Toplum iyice fakirleşti!

Toplum iyice fakirleşti!

Ekonomik kriz derinleşiyor, gelir uçurumu büyüyor. Halkın büyük bölümü artık ay sonunu değil, günü çıkarabilmenin derdinde. Derin Yoksulluk Ağı’nın son çalışması, yoksulluğun artık bir istatistik değil, milyonlarca insanın günlük kabusu haline geldiğini ortaya koydu.
İstanbul’daki 108 yoksul aileyle yapılan araştırmaya göre, bu ailelerden 97’si gıda güvencesizliği yaşıyor. Yani mutfaklarda tencere kaynamıyor. 84 aile ise ödeyemedikleri kiralar yüzünden her an evsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo, “Elektrik kesilince 8 gün boyunca sıcak yemek yapamayan, fare çıkmasın diye çocuğunun başında nöbet tutup uyumayan aileler var” diyerek Türkiye’nin görünmeyen yüzünü anlattı.

Rakamlar acı veriyor
Derin Yoksulluk Ağı, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler’in 2030 yoksulluk hedeflerinin çok gerisinde kalındığını vurguladı. Dünyada 750 milyonu aşkın kişi açlıkla, 808 milyon kişi ise yoksullukla mücadele ediyor. Türkiye’de tablo farklı değil. İstanbul’da yapılan çalışmada, 108 haneden 22 çocuğun yoksulluk nedeniyle okulu bıraktığı tespit edildi. Pek çok çocuk devamsızlık yapıyor, kardeşine bakıyor, yemek yapıyor, ısınmak için sokaklardan odun topluyor. En büyük sorun ise okula beslenme götürememekten kaynaklanıyor.

Açlık sınırının altında milyonlar
TÜRK-İŞ’in verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 19 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 52 bin lirayı aştı. Ancak asgari ücret hâlâ 17 bin 2 lirada kaldı. Emekliler ise 10 bin liralık maaşla yaşam mücadelesi veriyor. Market fiyatları her gün değişiyor, kiralar cep yakıyor, faturalar birikiyor. Artık sadece dar gelirli değil, orta sınıf da yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Emekli perişan, zam beklentisi büyüyor
Yıl sonu yaklaşırken milyonlarca emekli ve asgari ücretli hükümetten gelecek zam haberini bekliyor. Ancak kulislerde konuşulan rakamlar beklentilerin oldukça altında. Emekli, “10 bin lira maaşla nasıl geçineyim?” derken, asgari ücretli “bir zam gelse de ertesi ay eriyor” diye yakınıyor. Uzmanlara göre yapılacak zam oranı, hayat pahalılığını karşılamazsa önümüzdeki yıl daha derin bir yoksulluk dalgası kapıda.

Halk artık açlıkla sınanıyor. Semt pazarlarının kapanma saatinde dökülen sebze meyveleri toplanıyor, belediyelerin aşevleri dolup taşıyor. İşsizliğin arttığı, sosyal yardımların yetmediği bir dönemde insanlar çaresiz. Bir vatandaşın sözleri durumu özetliyor: “Tencerede su kaynıyor ama içinde yemek yok. Çocuğuma süt alamıyorum.”

Yoksulluk artık istisna değil, sistemin parçası haline geldi. Toplum her geçen gün biraz daha fakirleşirken, bir kesim zenginleşmeye devam ediyor. Uçurum büyüyor, umut küçülüyor

Yorumlar