İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Beykoz'da ihanetin ve siyasetin fotoğrafı

Beykoz'da ihanetin ve siyasetin fotoğrafı

Beykoz’da yaşananlar, sadece bir belediye hikâyesi değil; siyasetin ve ihanetin çarpıcı bir örneği olarak önümüzde duruyor. Birkaç ay önce CHP tarafından “evimizin kızı” denilen Özlem Vural Gürzel, bugün AK Parti saflarında. Bu ani değişimin arkasında yalnızca kişisel çıkar değil, CHP içindeki hizip savaşları ve geleceğe dair korkular da etkili oldu.

Köseler ve Gürzel'in planı

Gazeteci Şaban Sevinç’in aktardıklarına göre, Gürzel 5 Eylül’de CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda Alaattin Köseler’in tahliyesi sonrası Beykoz Belediyesi’nin AK Parti’ye geçebileceğine dair planlarını paylaşmıştı. Ona göre Köseler, Belediye Meclisi’nde kendisine bağlı 5-6 üyeyi CHP’den istifa ettirip AK Parti’ye geçirerek çoğunluğu sağlayacak ve başkanlık AK Parti’ye geçecekti. Gürzel ayrıca başkan vekilliğinin düşmesiyle meclisin boşalan başkanlık için seçim yapacağını ve çoğunluğun AK Parti’ye geçmesiyle bir AK Partili başkanın seçileceğini ifade etmişti.

İhanetin ve korkunun bedeli

Bu süreç, ihanet edenin korkusunun siyasette nelere yol açtığını gözler önüne seriyor. Köseler’e karşı kurulan planın gölgesi, planı yapanların üzerine düştü. Siyasette kendi koltuğunu korumak uğruna ihanet edenler, kısa vadeli kazançlar elde etse de uzun vadede güvenlerini kaybederler.

CHP’nin iç hesaplaşması

Yaşananlar tamamen CHP içi hesaplaşmaların ürünüdür. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu, partilileri kendi çıkarlarına alet ederken CHP’ye en büyük darbeyi de kendileri vurdu. Eğer suçlu aranıyorsa, aynaya bakmak gerekir; yaşananların sorumluları kendileridir.

Erdoğan’ın siyasi ustalığı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fırsatları değerlendirme ve siyaseti yönetme konusunda eşsiz bir liderdir. CHP’nin açtığı boşluğu doğru zamanda değerlendirdi ve Beykoz Belediyesi’nin yönetimini AK Parti’ye taşıdı. Beykozlular artık merak etmemeliler, Belediyecilik de Ak Parti döneminde kazanılan güçlü hizmet mekanizması, 23 yıllık tecrübeyle yeniden etkin şekilde çalışacaktır.

Özlem Vural'a stratejik öneri

Gürzel’in önceliği, Beykoz Belediyesi’ni sağlam temellere oturtmak olmalıdır. Bunun için Murat Aydın ile iştişare etmeli ve Beykoz hakkındaki tecrübelerinden faydalanmalıdır. İlk adım olarak Ulaştırma Bakanlığı ile temas kurarak, İBB’nin işletemeyip kapattığı Çubuklu–İstinye arabalı feribot hizmetini Beykozlular için yeniden devreye aldırmalıdır. CHP’den oy almış Beykozlu komşuların güvenini yeniden kazanmak için Beykoz’a yapılacak somut, etkili ve planlı hizmetler, onun siyasi duruşunu ve liderlik yeteneğini kanıtlayacak en önemli araç olacaktır. Siyasette güven, yalnızca sözle değil, yapılan işlerle sağlanır; Gürzel’in bundan sonra her kararını Beykoz’un çıkarını ön planda tutarak vermesi gerekiyor.

Beykoz’da şimdi neler olacak?

Beykoz’un geleceği, iç çekişmelerin gölgesinde değil; güven, plan ve etkin hizmet anlayışıyla şekillenecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi zekâsı ve AK Parti’nin belediyecilik tecrübesiyle Beykoz artık istikrarlı bir yönetim dönemine adım atmıştır. Gürzel’in istişare ve kararlılığı, Beykozluların güvenini tazeleyecek ve Beykoz’u İstanbul’da  hizmette örnek bir ilçe hâline getirecektir.

Yorumlar