İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Adalet gecikmesin!

Adalet gecikmesin!

Adli tatilin sona ermesiyle birlikte yargı sistemi yeniden tam kapasiteyle çalışmaya başlıyor. Mahkemeler duruşmalara, savcılıklar ise soruşturma ve iddianame hazırlıklarına hız verecek. Bu yeni döneme girerken, özellikle dikkat çekilmesi gereken bazı kritik dosyalar var: Tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanlarının dosyaları.

Hatırlanacağı üzere, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra birçok CHP’li belediye başkanı çeşitli gerekçelerle gözaltına alındı, bazıları ise tutuklandı. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen bazı başkanlar hakkında henüz bir iddianame bile hazırlanmış değil. Suçlama net değil, deliller kamuoyuna açıklanmış değil, savunma hakkı kullanılmamış... Ama insanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılmış durumda.

Bu, sadece bireysel özgürlüklere yönelik bir ihlal değil; aynı zamanda hukukun temel ilkelerine aykırı bir durumdur. “Tutukluluk bir tedbirdir, ceza değil” anlayışı, maalesef yerini fiilen “peşin cezaya” bırakmış durumda. İddianamesi yazılmadan aylarca hapiste tutulan seçilmiş belediye başkanları, hem adil yargılanma haklarından mahrum bırakılıyor hem de halkın iradesi yok sayılıyor.

Bir kişinin tutuklanması, kamuoyunun önüne konan net delillerle, hızlı ve şeffaf bir yargılama süreciyle anlam kazanır. Aksi takdirde, bu süreçlerin siyasi bir tasfiye aracı olarak kullanıldığı algısı güçlenir ki bu da yargıya olan güveni zedeler. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, hesaplaşma değil; helalleşme değilse bile adil ve tarafsız bir hukuk sistemidir.

Şimdi yapılması gereken nettir:

Savcılıklar, dosyaları daha fazla geciktirmeden tamamlamalı.

İddianameler hazırlanmalı ve kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmalı.

Mahkemeler, gecikmeden yargılamalara başlamalı.

Eğer deliller yetersizse, tutuklu CHP’li belediye başkanları derhal serbest bırakılmalı.

Unutulmamalıdır ki adalet sadece yerini bulmakla değil, zamanında yerini bulmakla anlam kazanır. Geciken adalet, adalet değildir. Siyasi arenada rekabet olabilir, eleştiri olabilir, hatta sert tartışmalar olabilir. Ama hukuk herkes için ortak zemin olmalı. Bu zemini kaybedersek, kazanan hiç kimse olmaz.

Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve toplumsal barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Bu nedenle adaletin terazisi şaşmamalı, yargı süreci hızla işletilmeli ve gereksiz mağduriyetlere son verilmelidir.

Seçilmiş belediye başkanlarını görevlerinden almanın en doğru yolu sandıktır, savcılık mührü değil.

Yorumlar