İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

“İntizar” şarkısı nasıl doğdu?

“İntizar” şarkısı nasıl doğdu?

Bugün en sevdiğim şarkıdan biraz bahsetmek istiyorum. 1982 yılında Nilüfer’in yorumladığı “İntizar” şarkısına bayılırım. Elbette şarkının 1982 yılından önceki geçmişi de var.

“Sakın bir söz söyleme, yüzüme bakma sakın. Sesini duyan olur, sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın. Annen bile okşasa benim bağrım taş olur”

“Acaba böyle kıskanç ve beddua içeren bir şarkıyı kadın mı yazdı yoksa erkek mi yazdı?” diye düşünmem sonucunda şarkıyı yazanın Türk şair, siyasetçi ve öğretmen Faruk Nafiz Çamlıbel olduğunu öğrendim.

Faruk Nafiz Çamlıbel, Hecenin Beş Şairi'nden biridir. Behçet Kemal Çağlar ile birlikte Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini yazan kişidir.

Şimdi gelelim şarkının hikayesine;

Türk edebiyatının önemli kadın şairlerinden biri olan Şükûfe Nihal Başar (1896–1973), Cumhuriyet döneminin ilk kadın fikir ve edebiyat insanları arasında yer alır. Güçlü kişiliği, kalemi ve duruşuyla yalnızca bir şair değil, aynı zamanda düşünce hayatına katkı sunan bir aydındır. Henüz 16 yaşındayken Mithat Sadullah Sander ile evlenir. Ancak yaş farkı ve düşünce ayrılıkları nedeniyle bu evlilik uzun ömürlü olmaz. Daha sonra ünlü siyasetçi ve iktisatçı Ahmet Hamdi Başar ile evlenir. Bu evlilikten Gülten adında bir kızları dünyaya gelir. Şükûfe Nihal, yalnızca evlilikleriyle değil, edebiyat çevresindeki etkileyici varlığıyla da dikkat çeker. Dönemin önemli şairlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel, ona duyduğu hayranlıkla kaleme aldığı şiirlerinde Şükûfe’nin izini taşır. Özellikle “Kıskanç” adlı şiiri, edebiyat tarihimizde bu duygunun en yoğun ifadesi olarak bilinir. “Kıskanç” şiiri aslında bildiğimiz “İntizar” şarkısı.

Yıllar sonra bu şiir, besteci Suat Sayın tarafından notalara dökülmüş ve Türk sanat müziğinin unutulmaz eserlerinden birine dönüşmüştür. “Kıskanç” adlı şiirde "İntizar" kelimesi geçmediği halde şarkının adı olarak bu kelime seçilmiş.

1969 yılında ise bu şarkıyı Suat Sayın yorumlamış. Yani şarkı Nilüfer, Muazzez Ersoy, Neşe Karaböcek, Emel Sayın ve Zeki Müren gibi önemli isimler tarafından yorumlansa da “İntizar” şarkısının ilk yorum tarihi 1969 yılıdır.  

Şarkıyı çok değerli isimler okumuş fakat ben en çok Nilüfer’den dinlemeyi seviyorum. Çünkü Nilüfer’in yorumladığı şarkının müziği bir başka güzel. Sanki insanı alıp başka diyarlara götürüyor. Öyle güzel.

Peki siz “İntizar”ı en çok kimden dinlemeyi seviyorsunuz?

Yorumlar