İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Samimiyetsiz samimiler...

Samimiyetsiz samimiler...

Bir siyasi seçilmiş düşünün…
Kimi görseniz, onun hakkında atıp tutuyor.
“Beceriksizin teki, gelmiş geçmiş en zayıf adam, bu makam böyle rezalet görmedi…”
Sözler öyle ağır, öyle keskin ki, sanırsınız bu kişi tarihin en büyük felaketi. Bence zaten öyle... Kaybedilmiş yıllar desek yeridir...

Ama işte asıl ibretlik tablo, o sözleri edenlerle bu adam yan yana geldiğinde ortaya çıkıyor. Aman Allah’ım! Bir bakıyorsunuz pozlar samimiyetin zirvesinde… Pazarın girişinden başlayan o cok ağır sözlerle süslenmiş eleştiriler... Ama bir bakıyorsun ki aynı sözleri söyleyen bu zat-ı muhteremler, beceriksiz dedikleri bu adamla fotoğraflarda omuz omuza, sırt sırta, kahkahalar havada uçuşuyor. Fotoğraflara baksanız zannedersiniz ki yılların dostu, kardeşlik abidesi.

Şimdi sormazlar mı adama?
Hani bu makamın gelmiş geçmiş en beceriksizi idi bu? 
Hani “rezalet”ti, “çapsız”dı, “yönetemiyordu”?
O zaman bu neyin gülücüğü, bu neyin samimiyeti?

Beyler, madem arkasından konuşuyorsunuz, bari yüzüne de aynısını söyleyin. Lafınızın arkasında durun. Yok eğer lafınızın arkasında duramayacaksanız, o zaman hiç konuşmayın! Çünkü bu ikiyüzlülük, bu samimiyetsizlik her şeyden beter. Bu tavır, sadece o seçilmişi değil, sizi de rezil ediyor.

Bizim duruşumuz belli. Biz dün ne dediysek, bugün de aynısını söylüyoruz. Eğilip bükülmek yok. Fotoğraf karesinde farklı, arkasında farklı değiliz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyorum: Bu kişi, bu makamın tarihine en beceriksiz isim olarak kazınacak. Bundan zerre şüphem yok.

Dik durmak zor iştir. Eğilmek kolaydır, yeri geldi mi yılan gibi kıvrılmak da kolaydır. Ama dik duran adamın alnı açık olur, yüzü kızarmaz. Bizim farkımız bu.

Siz lafınızla, duruşunuzla, fotoğrafınızla birbirinizle çelişirken; biz tek çizgide ilerliyoruz. İşte asıl mesele de bu. Çünkü biz bu adamı geçmişten beri biliyoruz...

Yorumlar